Girişimciler için Biyomimikri Projesi Hakkında



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Kapanış Toplantısı

TÜKETİCİ AKADEMİSİ PROJESİNİN KAPANIŞ VE TANITIM TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün koordinasyonunda yürütülen Tüketici Akademisi projesinin kapanış toplantısı niteliği taşıyan son sınır ötesi toplantısı,  Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün ev sahipliğinde 10 Ağustos 2016’da Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıya proje ortaklarından Polonya’dan Aviva Poland, İngiltere’den Docklands Academy London, Türkiye’den Hacettepe Üniversitesi – TÜPADEM, Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı ve Ankara Ticaret İl Müdürlüğünün temsilcileri katılım gösterdi.

Projesi sahibinin ve ortaklarının proje faaliyeti süreçlerine ilişkin karşılıklı bilgi ve doküman paylaşımının gerçekleştirildiği kapanış toplantısının akabinde Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Bülent TÜFENKCİ’nin katılımı ile proje toplantısının yaygınlaştırılması ve kamuoyuna resmi tanıtımının yapılması amacıyla düzenlenen tanıtım toplantısı da 11 Ağustos 2016’da JW Marriot otelde gerçekleştirildi. Toplantıya özel sektör, kamu ve STK çalışanı olmak üzere yaklaşık 500 yerli ve yabancı katılımcı iştirak etti. Sayın Bülent TÜFENKCİ’nin tüketicinin korunması alanında yaşanan son gelişmeler ve proje içeriği hakkındaki konuşması ile başlayan toplantı esnasında, eğitim portalı ve portal üzerinde aynı amaçla yer alan eğitici videoların bir kısmı kamuoyu ile paylaşıldı.

31.08.2016’da resmi olarak tamamlanacak olan proje kapsamında ortaya konulan çıktılar, proje ortaklarının yürütecekleri çalışmalar aracılığı ile güncel tutulacak ve zenginleştirilecektir.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Ulusötesi Londra Toplantısı

TÜKETİCİ VE ÇEVRE EĞİTİM VAKFI (TÜKÇEV)

TÜKETİCİ AKADEMİSİ PROJESİ’NİN

LONDRA ULUSÖTESİ PROJE TOPLANTISINDAYDI

Erasmus+ Programı kapsamında Ana Eylem2 - Yetişkin Eğitimi Alanında Stratejik Ortaklıklar ve Yetişkin Eğitimi Alanında Sektörler Arası Stratejik Ortaklıklar (Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği) başlığında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün ‘Tüketici Akademisi’ Projesine Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı proje ortağı olarak destek vermekteyiz.

TÜKÇEV, proje sonuçlarının yaygınlaştırılmasına yönelik planlar çerçevesinde Docklands Academy ev sahipliğinde Londra'da 15-18 Haziran 2016 tarihlerinde düzenlenen  toplantıya katılmıştır.

Söz konusu toplantıya iştirak eden diğer ortaklar ise Hacettepe Üniversitesi – TÜPADEM, Ankara Ticaret İl Müdürlüğü, ve Polonya Mesleki Eğitim Kuruluşu olan Aviva Poland’ın temsilcileri olmuştur.

Proje çerçevesinde; tüketicilerin bilinç düzeyinin artırılmasını sağlamak üzere çeşitli görsel ve işitsel unsurların kullanıldığı, tüketicinin korunması alanında mevcut bilgi birikiminin paylaşılmasının yanı sıra yeni bilgilerin üretilmesi için de uygun ortamın oluşturulduğu bir eğitim platformu olan www.tuketiciakademisi.gov.tr web sitesinin içeriği, ortakların proje çerçevesinde sunmuş oldukları katkılar, hazırlanan eğitici videolar ve sitenin yönetimi gibi konularda bilgiler katılımcılarla paylaşılmıştır. 

Projenin Türkçe’nin yanı sıra Lehçe, Macarca ve İngilizce içerik açısından da geliştirilmesini sağlayacak adımlar üzerinde durulan toplantıda Docklands Academy  İngiltere'de Tüketici Hakları konusunda geniş kapsamlı bir sunum ile tüm katılımcıları bilgilendirmiştir. 

TÜKÇEV Genel Sekreteri Sn.Özcan PEKTAŞ Türkiye'de Tüketicinin Korunması adına yapılan uygulamalar hakkında genel bir bilgilendirme yapmıştır.    

Kurumsal İletişim Uzmanı Güldem ULUTÜRK'ün yapmış olduğu sunum ile TÜKÇEV'in tanıtımı yapılarak, Tüketici alanındaki çalışmalarımızdan ve e-öğrenme modülüne TÜKÇEV'in katkıları hakkında bilgiler verilmiştir.

 

Proje kapsamında TÜKÇEV'in katkıları şunlardır.

  • TRT Türk Televizyonu ve TÜKÇEV işbirliği ile ''BİLMEK GEREK''  TV Eğitim Dizisinden Tüketici ve Tüketicinin Korunması ile ilgili olan 5 Bölümü İngilizce Altyazılı olarak yüklenmiştir. Bunlar;
  1. Ayıplı Mal Nedir?
  2. Ayıplı Malda Tüketicinin Seçimlik Hakları Nelerdir? Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?
  3. Tüketici İşlemi
  4. Tüketici Kredisi Sözleşmeleri
  5. Konut Finansmanı Sözleşmeleri
  •  Tüketici Hakları 2016 Rehberi
  •  Konut Kredilerinin Dünü Bugünü  Makalesi (İngilizce-Türkçe)
  •  Bankacılık Sektörü Reklam ve İlanları Sunumu
  •  Gıda Takviyeleri Ürünleri Reklamları Sunumu
  • Tüketicinin Korunması ve Tüketici Haklarına İlişkin Bilinç Düzeyi Araştırması Raporu
  • İşletmelerin Çevre Yönetimi ve Duyarlılığının Tüketici Davranışlarına Etkisi Araştırması Raporu

 

online eğitim platformuna eklenmiştir.

Tüketici Hakları 2016 Rehberi'nin 2000 adet basımı yapılmış ve Ankara, İstanbul, Antalya, İzmir Ticaret İl Müdürlüklerine dağıtımı yapılmıştır. Tüketici Hakları 2016 Rehberi  Projenin kapanış toplantısını takiben 77 Ticaret İl Müdürlüğü'ne dağıtımı yapılacaktır. 

Ağustos 2016’da tamamlanması öngörülen proje sayesinde tüketicilerin Türkiye, Macaristan, İngiltere ve Polonya’daki düzenlemeler ve uygulamalar hakkındaki farkındalık düzeyinin artırılması hedeflenmektedir.


Web sitesi adresleri:

Türkçe             : http://tuketiciakademisi.gov.tr/

İngilizce          : http://tuketiciakademisi.gov.tr/en-us

Macarca          : http://tuketiciakademisi.gov.tr/hu-HU

Lehçe              : http://tuketiciakademisi.gov.tr/pl-PL



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Ulusötesi Macaristan Toplantısı

TÜKETİCİ VE ÇEVRE EĞİTİM VAKFI (TÜKÇEV)

TÜKETİCİ AKADEMİSİ PROJESİ’NİN

MACARİSTAN ULUSÖTESİ PROJE TOPLANTISINDAYDI

Erasmus+ Programı kapsamında Ana Eylem2 - Yetişkin Eğitimi Alanında Stratejik Ortaklıklar ve Yetişkin Eğitimi Alanında Sektörler Arası Stratejik Ortaklıklar (Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği) başlığında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün ‘Tüketici Akademisi’ Projesine Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı proje ortağı olarak destek vermekteyiz.

Proje sonuçlarının yaygınlaştırılmasına yönelik planlar çerçevesinde Macaristan Tüketicinin Korunması Kuruluşu Nemzeti Fogyasztóvédelmi Hatóság’ın (NFH) ev sahipliğinde Budapeşte’de 17-18 Şubat 2016 tarihlerinde düzenlenen  toplantıya katılmıştır.

Söz konusu toplantıya iştirak eden diğer ortaklar ise Hacettepe Üniversitesi – TÜPADEM, Ankara Ticaret İl Müdürlüğü, İngiliz Eğitim Kuruluşu Docklands Academy London ve Polonya Mesleki Eğitim Kuruluşu olan Aviva Poland’ın temsilcileri olmuştur.

Proje çerçevesinde; tüketicilerin bilinç düzeyinin artırılmasını sağlamak üzere çeşitli görsel ve işitsel unsurların kullanıldığı, tüketicinin korunması alanında mevcut bilgi birikiminin paylaşılmasının yanı sıra yeni bilgilerin üretilmesi için de uygun ortamın oluşturulduğu bir eğitim platformu olan www.tuketiciakademisi.gov.tr web sitesinin içeriği, ortakların proje çerçevesinde sunmuş oldukları katkılar, hazırlanan eğitici videolar ve sitenin yönetimi gibi konularda bilgiler katılımcılarla paylaşılmıştır. 

Projenin Türkçe’nin yanı sıra Lehçe, Macarca ve İngilizce içerik açısından da geliştirilmesini sağlayacak adımlar üzerinde durulan toplantılar sırasında NFH bünyesinde bulunan ve Piyasa Gözetimi ve Denetimi çalışmalarında temin edilen ürünlerin test edildiği laboratuarlar da incelenmiştir.

TÜKÇEV Genel Sekreteri Sn.Özcan PEKTAŞ Türkiye'de Tüketicinin Korunması adına yapılan uygulamalar hakkında genel bir bilgilendirmenin yanı sıra özellikle 2003 yılında Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklik ile tüketicilerin hak arama bilincinin gelişmesine en büyük katkıyı sağlayan “Tüketici Hakem Heyetlerinin Mahkeme öncesi çözüm organı olarak bağlayıcı karar verme yetkisinin getirilmesi düzenlemesi olduğu” hususunda açıklamalarda bulunmuştur.  

Kurumsal İletişim Uzmanı Güldem ULUTÜRK'ün yapmış olduğu sunum ile TÜKÇEV'in   tanıtımı yapılarak, Tüketici alanındaki çalışmalarımızdan ve e-öğrenme modülüne TÜKÇEV'in katkıları hakkında bilgiler verilmiştir.

Proje kapsamında TÜKÇEV'in katkıları şunlardır.

  • TRT Türk Televizyonu ve TÜKÇEV işbirliği ile ''BİLMEK GEREK''  TV Eğitim Dizisinden Tüketici ve Tüketicinin Korunması ile ilgili olan 5 Bölümü İngilizce Altyazılı olarak yüklenmiştir. Bunlar;
  1. Ayıplı Mal Nedir?
  2. Ayıplı Malda Tüketicinin Seçimlik Hakları Nelerdir? Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?
  3. Tüketici İşlemi
  4. Tüketici Kredisi Sözleşmeleri
  5. Konut Finansmanı Sözleşmeleri
  •  Tüketici Hakları 2016 Rehberi
  •  Konut Kredilerinin Dünü Bugünü  Makalesi (İngilizce-Türkçe)
  •  Bankacılık Sektörü Reklam ve İlanları Sunumu
  •  Gıda Takviyeleri Ürünleri Reklamları Sunumu
  • Tüketicinin Korunması ve Tüketici Haklarına İlişkin Bilinç Düzeyi Araştırması Raporu
  • İşletmelerin Çevre Yönetimi ve Duyarlılığının Tüketici Davranışlarına Etkisi Araştırması Raporu

 

online eğitim platformuna eklenmiştir.

Ağustos 2016’da tamamlanması öngörülen proje sayesinde tüketicilerin Türkiye, Macaristan, İngiltere ve Polonya’daki düzenlemeler ve uygulamalar hakkındaki farkındalık düzeyinin artırılması hedeflenmektedir.

 

Web sitesi adresleri:

Türkçe             : http://tuketiciakademisi.gov.tr/

İngilizce          : http://tuketiciakademisi.gov.tr/en-us

Macarca          : http://tuketiciakademisi.gov.tr/hu-HU

Lehçe              : http://tuketiciakademisi.gov.tr/pl-PL



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Açılış Toplantısı

TÜKÇEV'İN DESTEKLEDİĞİ TÜKETİCİ AKADEMİSİ PROJESİ

AÇILIŞ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Geçtiğimiz yıl, Türkiye genelinde Avrupa Birliği’nin eğitim ve gençlik programlarına ilişkin faaliyetleri yürütmekte olan Türkiye Ulusal Ajansı, Avrupa Birliği tarafından eğitim ve gençlik alanında 2007-2013 yılları arasında uygulanmış olan Hayatboyu Öğrenme ve Gençlik Programlarının yerine Erasmus+ Programını uygulamaya başlamıştı.

Erasmus+ Programı kapsamında Ana Eylem2 - Yetişkin Eğitimi Alanında Stratejik Ortaklıklar ve Yetişkin Eğitimi Alanında Sektörler Arası Stratejik Ortaklıklar (Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği) başlığında;

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın (Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü') ‘Tüketici Akademisi/Consumer Academy Projesi”ne,

Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı olarak Proje Ortağı desteği vermekteyiz.

172 proje başvurusu arasından ilk 12’ye girmeye başararak hibe desteği alan projenin ilk geniş katılımlı faaliyeti TÜKÇEV'in katılımıyla 22.01.2015 tarihinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirildi.

Yurtdışı proje ortakları olarak;

Macaristan Tüketici Otoritesi (Nemzeti Fogyasztóvédelmi Hatóság),

İngiliz Eğitim Kuruluşu (Docklands Academy London),

Polonyalı Mesleki Eğitim Kuruluşu (Aviva Poland)

Yerli ortaklar olarak;

Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı TÜKÇEV,

Hacettepe Üniversitesi – TÜPADEM,

Ankara Ticaret İl Müdürlüğü

Temsilcileri açılış toplantısında hazır bulundular.

Ayrıca Türkiye Ulusal Ajansı, TÜKODER, Tüketici Hakları Derneği ve Tüketiciyi Koruma Dayanışma Birliği Derneğinin üyeleri de toplantının diğer katılımcılarını oluşturdular.

Açılış konuşmaları ve ortakların kendilerini tanıtmalarını müteakip, proje çerçevesinde hayata geçirilmesi öngörülen Consumer Academy Projesinin temel olarak,

Tüketicilerin bilinç düzeyinin artırılmasını sağlamak üzere çeşitli görsel ve işitsel unsurların kullanıcı profillerine uygun olarak sınıflandırıldığı,

Farklı kullanıcı profillerine mensup kişilerin siteyi kullanım amaçları çerçevesinde diğer kullanıcı gruplarıyla iletişim ve etkileşim halinde bulunduğu,

Söz konusu iletişim sayesinde tüketicinin korunması alanında mevcut bilgi ve birikimin paylaşılmasının yanı sıra yeni bilgi üretilmesi için de uygun ortamın oluşturulduğu,

Bu bilgilerin de en verimli iletişim kanalları vasıtasıyla kitlelere ve özel olarak odaklanılan yurt içi ve yurt dışı paydaşlara aktarıldığı çevrimiçi bir eğitim platformu olduğu,

hususları dile getirildi.

Daha sonra ise ortakların görev ve sorumlulukları, bütçe, faaliyet planı ve program kuralları gibi konularda teknik detaylar ele alındı.

2014 Eylül – 2016 Ağustos döneminde uygulaması öngörülen projenin tamamlanmasının ardından kurulacak olan eğitim platformunun içerik, tasarım ve kalite yönünden Türk ve yabancı ortakların katkılarıyla geliştirilmeye devam edileceği ifade edildi.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Tüketici Akademisi Hakkında

TÜKETİCİ VE ÇEVRE EĞİTİM VAKFI (TÜKÇEV)

TÜKETİCİ AKADEMİSİ PROJESİ BİLGİ NOTU

Erasmus+ Programı kapsamında Ana Eylem2 - Yetişkin Eğitimi Alanında Stratejik Ortaklıklar ve Yetişkin Eğitimi Alanında Sektörler Arası Stratejik Ortaklıklar (Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi için İşbirliği) başlığında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün ‘Tüketici Akademisi’ Projesine Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı proje ortağı olarak destek vermekteyiz.

Macaristan Tüketicinin Korunması Kurumu, İngiltere Docklands Akademi ve Polanya'dan Aviva Poland projenin yurtdışı ortakları iken; Ankara İl Ticaret Müdürlüğü ve TÜPADEM ise diğer yurtiçi proje ortakları olarak faaliyet göstermektedir.  

Tüketicinin korunması alanında özellikle yetişkinlerin eğitimini hedef alan, 2 yıllık bir çalışma dönemini kapsayan, tüketicilerin bilinç düzeyinin artırılmasını sağlamak üzere çeşitli görsel ve işitsel unsurların kullanıcı profillerine uygun olarak sınıflandırıldığı, farklı kullanıcı profillerine mensup kişilerin siteyi kullanım amaçları çerçevesinde diğer kullanıcı gruplarıyla iletişim ve etkileşim halinde bulunduğu, söz konusu iletişim sayesinde tüketicinin korunması alanında mevcut bilgi ve birikimin paylaşılmasının yanı sıra yeni bilgi üretilmesi için de uygun ortamın oluşturulduğu ve bu bilgilerin de mümkün olan en verimli iletişim kanalları vasıtasıyla kitlelere ve özel olarak odaklanılan yurt içi ve yurt dışı paydaşlara aktarıldığı bir eğitim platformu oluşturulmuştur.

Tüketici Akademisi,  e-öğrenme uygulamaları üzerine kurulan ve tüketicinin korunması alanında çalışan STK'lar, akademisyenler, öğretmenler, kamu kurumları ve bireyler arasında bilgi akışını; tüketicinin korunması, başvuru kanalları ve tüketici hakları hakkında eğitim modülleri kanalıyla artıran bir platformdur.

Proje kapsamında TÜKÇEV'in katkıları şunlardır.

  • TRT Türk Televizyonu ve TÜKÇEV işbirliği ile ''BİLMEK GEREK''  TV Eğitim Dizisinden Tüketici ve Tüketicinin Korunması ile ilgili olan 5 Bölümü İngilizce Altyazılı olarak yüklenmiştir. Bunlar;
  1. Ayıplı Mal Nedir?
  2. Ayıplı Malda Tüketicinin Seçimlik Hakları Nelerdir? Zamanaşımı Süreleri Nelerdir?
  3. Tüketici İşlemi
  4. Tüketici Kredisi Sözleşmeleri
  5. Konut Finansmanı Sözleşmeleri
  •  Tüketici Hakları 2016 Rehberi
  •  Konut Kredilerinin Dünü Bugünü  Makalesi (İngilizce-Türkçe)
  •  Bankacılık Sektörü Reklam ve İlanları Sunumu
  •  Gıda Takviyeleri Ürünleri Reklamları Sunumu
  • Tüketicinin Korunması ve Tüketici Haklarına İlişkin Bilinç Düzeyi Araştırması Raporu
  • İşletmelerin Çevre Yönetimi ve Duyarlılığının Tüketici Davranışlarına Etkisi Araştırması Raporu

online eğitim platformuna eklenmiştir.

Tüketici Hakları 2016 Rehberi'nin 2000 adet basımı yapılmış ve Ankara, İstanbul, Antalya, İzmir Ticaret İl Müdürlüklerine dağıtımı yapılmıştır. Tüketici Hakları 2016 Rehberi  Projenin kapanış toplantısını takiben 77 Ticaret İl Müdürlüğü'ne dağıtımı yapılacaktır. 

Ağustos 2016’da tamamlanması öngörülen proje Türkçe’nin yanı sıra Lehçe, Macarca ve İngilizce içerikle hazırlanmıştır. Bu sayede tüketicilerin Türkiye, Macaristan, İngiltere ve Polonya’daki düzenlemeler ve uygulamalar hakkındaki farkındalık düzeyinin artırılması hedeflenmiştir.

 

Web sitesi adresleri:

Türkçe            : http://tuketiciakademisi.gov.tr/

İngilizce          : http://tuketiciakademisi.gov.tr/en-us

Macarca          : http://tuketiciakademisi.gov.tr/hu-HU

Lehçe              : http://tuketiciakademisi.gov.tr/pl-PL



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Korunan Sahalar


Ayder Yaylası / Rize

Yaban Hayatı Koruma Sahası

Yaban hayatı değerlerine sahip, korunması gerekli yaşam ortamlarının bitki ve hayvan türleri ile birlikte mutlak olarak korunduğu ve devamlılığın sağlandığı sahalardır.

Yaban Hayatı Geliştirme Sahası

Av ve Yaban hayvanlarının ve yaban hayatının korunduğu, geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve gerektiğinde özel avlanma planı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği sahalardır. Yaban Hayatı Koruma Sahası ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ile ilgili çalışmalar Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

Diğer Korunan Sahalar

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü tarafından koruma statüsüne kavuşturulmuş olan bu alanlar; Tohum Mescereleri, Gen Ormanları, Tohum Bahçeleri, Muhafaza Ormanları olarak korunmaktadır.

Ayrıcalıklı Korunma Sebebi / Durumu Adedi Alanı / Hektar
Tohum Mescereleri 345 46266
Gen Ormanları 115 16210
Tohum Bahçeleri 54 1261
Korunmaya Alınmış Ormanlar 53 367918

 

 



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Ramsar Alanları


Manyas Gölü / Bandırma

Özellikle, su kuşları yaşama ortamı olarak uluslararası öneme sahip sulak alanların korunması hakkında sözleşme; (Ramsar Sözleşmesi) 1971 yılında İran’ın Ramsar şehrinde birçok ülke tarafından imzalanmış, ülkemiz ise 1994 yılında sözleşmeyi imzalayarak taraf olmuştur. Sözleşme ilk Ramsar’da imzalandığı için bu isimle anılmaktadır. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17.05.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu sözleşmenin imzalanmasına müteakip uluslar arası özelliklere sahip ülkemizdeki bazı sulak alanlar Ramsar Alanı olarak ilan edilmiştir. Bu alanların tamamı ayrıca değişik koruma statülerine sahiptir. Sulak alanlar; doğal veya yapay, devamlı veya geçici, sürekli veya mevsimsel, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketlerinin çekilme devresinde 6 metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyerler ile bu alanların kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafına doğru ekolojik açıdan su altında kalan yerler olarak tanımlanmaktadır.

1994 yılından beri Ramsar Sözleşmesine taraf olan ülkemizde; 1994 yılında Kayseri’de Sultansazlığı, Balıkesir’de Manyas Gölü, Kırşehir’de Seyfe Gölü, Mersin’de Göksu Deltası, Burdur  ve Isparta’da Burdur Gölü, 1998 yılında Samsun’da Kızılırmak Deltası, Bursa’da Uluabat Gölü, İzmir’de Gediz Deltası, Adana’da Akyatan Lagünü, 2005 yılında Adana’da Yumurtalık Lagünleri, Konya’da Meke Maarı, 2006 yılında Konya’da Kızören Obruğu, 2009 yılında Kars’ta Kuyucuk Gölü  ve 2013 yılında Bitlis’deki Nemrut Kalderası  olmak üzere toplamda 14 sulak alanımız Ramsar alanı olarak ilan edilmiştir.

Ramsar Sözleşmesi ile ilgili çalışmalar Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.


Türkiye'deki Ramsar Alanları

  Alanın Adı İl Tarih
1 Göksu Deltası Mersin 1994
2 Burdur Gölü Burdur 1994
3 Seyfe Gölü Kırşehir 1994
4 Manyas Gölü (Kuş Gölü) Bandırma 1994
5 Sultan Sazlığı Kayseri 1994
6 Kızılırmak Deltası Samsun 1998
7 Akyatan Lagünü Adana 1998
8 Uluabat Gölü Bursa 1998
9 Gediz Deltası İzmir 1998
10 Meke Gölü Konya 2005
11 Yumurtalık Lagünleri Adana 2005
12 Kızören Obruğu Konya 2006
13 Kuyucuk Gölü Kars 2009
14 Nemrut Kalderası Bitlis 2013


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Unesco Dünya Miras Listesi


Safranbol Şehri / Karabük

Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkları dünyaya tanıtmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yok olan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için, gerekli iş birliğini sağlamak amacıyla; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür kurumu UNESCO’nun 1972 yılında yürürlüğe giren Dünya kültürel ve Doğal Mirasının korunmasına dair sözleşmeye ülkemiz 1983 yılında dâhil olmuş ve şimdiye kadar ülkemizdeki 11 kültürel ve doğal varlık alanı Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır.

26 doğal ve kültürel varlığımız ise aday listesinde bulunuyor. Dünya genelinde 936 kültür ve doğal varlık bu listeye dâhil edilmiştir. Bunların 725’i kültürel, 183’ü doğal ve 28’i hem kültürel hem doğal varlık konumundadır. Dünya Miras listesi ile ilgili çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.


Türkiye'nin Dünya Miras Listesi'ne Dahil Yerleri

1 İstanbul’un Tarihi Alanları
2 Safranbolu Şehri ( Karabük )
3 Hattuşaş ( Boğazköy ) - Hitit Başkenti ( Çorum )
4 Nemrut Dağı ( Adıyaman - Kâhta )
5 Xanthos - Letoon ( Antalya - Muğla )
6 Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası ( Sivas )
7 Truva Antik Kenti ( Çanakkale )
8 Selimiye Camii ve Külliyesi ( Edirne )
9 Çatalhöyük Neolitik Kenti ( Konya )
10 Pamukkale - Hierapolis ( Denizli )
11 Göreme Milli Parkı ve Kapadokya ( Nevşehir )


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Sit Alanları


Acarlar Longozu / Karasu - Sakarya

Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli uygarlıkların ürünü olup yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi olayların gerçekleştiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar sit alanı olarak tarif edilmektedir.

1983 yılında yürürlüğe giren Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile ülkemizde korunması gereken alanlar çeşitli SİT statüleri ile korumaya alınarak çok önemli çalışmalar yapılmıştır.

Arkeolojik, doğal, kentsel ve tarihi SİT statüleri ile korumaya alınan ve derecelendirilen alanlar sayesinde bu önemli varlıklarımız önemli ölçüde korunmuştur.

SİT ilan edilen alanların bir kısmı Milli Parklar ve benzeri koruma statüleri ile Özel Çevre Koruma bölgeleriyle büyük oranda çakışarak koruma çalışmalarını ayrıca pekiştirmiştir. SİT Alanları ile ilgili çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülmektedir.

  • 10.132 Arkeolojik Sit
  • 1.272 Doğal Sit ( Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredilmiştir. )
  • 436 Diğer sit alanları ( Üst üste sit alanları )
  • 248 Kentsel Sit
  • 153 Tarihi Sit
  • 31 Kentsel Arkeolojik Sit
  • Toplam 12.272 Adet


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Özel Çevre Koruma Bölgeleri


Göksu Deltası / Mersin

1989 yılında 383 Sayılı Kanun Hükmündeki yasayla yürürlüğe giren Özel Çevre Koruma Bölgeleri; tamamen Milli Park statüsüyle aynı görevleri yürüten fakat planlama yetkisi de verilen koruma tipidir. Ülkemizin doğal ve kültürel varlıklarının korunmasında çok önemli görevler yürüten bu kuruluş, 2011 yılında yeniden yapılandırılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü bünyesine alınmıştır.

Ayrıca bu kuruluşa, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde bulunan Doğal Sit Alanları 17.08.2011 tarihi itibari ile dâhil edilmiştir.


Özel Çevre Koruma Bölgelerimiz

No Adı İli İlan Yılı Alanı / Hektar Özellikler
1 Gökova Muğla 1988 57.690 Ülkemizin eşsiz körfezlerinden en önemlisi olup, kum köpekbalığının Akdeniz’de tek yavrulama alanıdır.
2 Köyceğiz-Dalyan Muğla 1988 46.146 Deniz kaplumbağalarının en önemli üreme alanıdır. Sucul habitatların en geniş yer aldığı bölge 180 kuş türüne ev sahipliği yapmaktadır.
3 Fethiye-Göçek Muğla 1988 81.602 Bölgede kıyı boyunca küçük koylar ve körfezlerle eşsiz özelliklere sahiptir.
4 Patara Muğla-Antalya 1990 18.981 Hareketli kum tepeleri ve geniş sahili ve kumulları ile deniz kaplumbağalarının önemli alanı olup, arkeolojik değerlere sahiptir.
5 Kaş-Kekova Antalya 1990 25.830 Birinci derecede arkeolojik ve doğal sit alanlarına sahip olup, ülkemizdeki tek batık şehir burada bulunmaktadır.
6 Göksu Deltası Mersin 1990 22.631 Ortadoğu’nun ve Avrupa’nın en önemli sulak alanlarındandır. Nadir ve nesli tehlikede bulunan çeşitli kuş türlerine ev sahipliği yapmaktadır.
7 Belek Antalya 1990 11.179 Dünya’da nesli tehlikede olan deniz kaplumbağalarının üreme alanıdır. Bölgede antik kalıntılar ve sahilde büyük bir arkeolojik sit alanı mevcuttur.
8 Foça İzmir 1990 7.138 Tarihi ve kültürel zenginliğinin mitolojideki yeri bakımından önemli olan bu yerde, arkeolojik doğa ve mimari değerleri bir bütün olarak yer almaktadır.
9 Datça-Bozburun Muğla 1990 144.189 Tarihi, doğal, arkeolojik, kentsel, sit alanlarını barındıran yüksek peyzaj değerlerine sahip bir bölgedir.
10 Pamukkale Denizli 1990 6.656 Kendine has doğal yapısı ve içerisindeki tarihi değerler bakımından Dünya Mirası listesinde yer almaktadır.
11 Gölbaşı Ankara 1990 27.394 Eymir ve Mogan göllerinin sahip olduğu doğal değerler, 200 civarındaki kuş türü ve 52’si endemik olmak üzere 488 bitki türü önemli kaynak değerleridir.
12 Ihlara Aksaray 1990 5.434 Jeolojik olarak Pliosen devrinde Hasan ve Erciyes dağlarının volkanik hareketleri sonucu oluşan kayaçlarla örtülüdür.
13 Tuz Gölü Ankara Konya Aksaray 2000 741.440 Kışın kapladığı geniş su alanı ile su kuşları için önemli bir kışlama bölgesi olup A sınıfına giren bir sulak alandır. Türkiye’nin tuz ihtiyacının %70’ini karşılamaktadır.
14 Uzungöl Trabzon 2004 14.912 Dik yamaçları, muhteşem orman örtüsü ve içindeki göl ile üstün peyzaj güzelliğine sahiptir.
15 Saroz Körfezi Çanakkale Edirne 2010 73.021 Su altı zenginlikleri ile jeomorfolojik, peysaj, ekolojik, floristik, biyogenetik özellikleri bulunmaktadır.


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Tabiat Anıtları


Samandere Şelalesi Tabiat Anıtı / Düzce

Tabiat ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dâhilinde korunan tabiat parçalarıdır. 2012 tarihi itibari ile sayısı 106’dır.

Tabiat Anıtlarımız

No Adı İli Alanı M2 İlan Tarihi
1 Samandere Şelalesi Düzce 109.955 1988
2 Mızıkçam Kütahya 5.000 1993
3 Bığbığ Orman Sarmaşığı Adana 154 1994
4 Asarlık Tepeler Ankara 523.744 1994
5 Titrek Kavak Konya 150 1994
6 Kocakatran Mersin 386 1994
7 Fosil Ardıç Konya 120 1994
8 Eskipazar Türbeçamı Karabük 500 1994
9 Araç Türbe Çamı Kastamonu 2.500 1994
10 Anadolu Kestanesi İzmir 2.500 1994
11 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir 1.500 1994
12 Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Isparta 2.500 1994
13 Kunduracı Çınarı İzmir 1.500 1994
14 Kızılca Elmalı Meşesi Sinop 2.500 1994
15 Dokuzkardeşler Çamı Çankırı 1.500 1994
16 Çatal Sedir Burdur 2.500 1994
17 Barla Sedir Ağacı Isparta 2.500 1994
18 Ana Ardıç Mersin 30 1994
19 Ulukavak Yozgat 1.500 1994
20 Teos Menengici İzmir 1.500 1994
21 Meşe Ağacı Adapazarı 2.500 1994
22 Güney Şelalesi Denizli 5.000 1994
23 Görkemli Meşe Sinop 2.500 1994
24 Subaşı Havuzlar İstanbul 2.500 1995
25 Ulumeşe Muğla 1.500 1995
26 Şah Ardıç Antalya 2.500 1995
27 Söğüt Köyü Çınarı Muğla 2.500 1995
28 Ovacık Köyü Anadolu Kestanesi İzmir 2.500 1995
29 Koç Sedir Antalya 2.500 1995
30 Kocakatran Lübnan Sediri Antalya 2.500 1995
31 Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Antalya 2.500 1995
32 Bayır Servi Ağacı Muğla 1.500 1995
33 Bayır Çınarı Muğla 1.500 1995
34 Oniki Kardeşler Kastamonu 1.500 1995
35 Karamık Köyü Sediri Antalya 2.500 1995
36 Erenler Çamı Kastamonu 1.500 1995
37 Çatalçam Isparta 2.500 1995
38 Beldeğirmeni Köyü Çınarı Kastamonu 1.500 1995
39 Aslan Ardıcı Antalya 2.500 1995
40 Kirani Evliya Ardıcı Gümüşhane 2.500 1995
41 Aliağanın Kavağı Gümüşhane 1.500 1995
42 Yemişçi Çınarı İzmir 2.500 1995
43 Yarendere Fıstıkçamı İzmir 2.500 1995
44 İlk Kurşun Çınarı İzmir 2.500 1995
45 Fıstıkçamı İzmir 2.500 1995
46 Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Muğla 2.500 1995
47 Örümcek Ormanı Ladini IV Gümüşhane 2.500 1995
48 Örümcek Ormanı Ladini III Gümüşhane 2.500 1995
49 Örümcek Ormanı Ladini II Gümüşhane 2.500 1995
50 Örümcek Ormanı Ladini I Gümüşhane 2.500 1995
51 Örümcek Ormanı Göknarı IV Gümüşhane 2.500 1995
52 Örümcek Ormanı Göknarı III Gümüşhane 2.500 1995
53 Örümcek Ormanı Göknarı II Gümüşhane 2.500 1995
54 Örümcek Ormanı Göknarı I Gümüşhane 2.500 1995
55 Kadınlar Kuyusu Koca Menengici İzmir 2.500 1995
56 Meke Gölü Konya 2.569.489 1998
57 Kabaardıç Ankara 500 2000
58 Geyikalanı Eskişehir 110.003 2000
59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 1.115.717 2001
60 Yaz Ihlamur Ağacı Isparta 1.000 2002
61 Yalnız Ardıç Isparta 1.000 2002
62 Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta 1.000 2002
63 Tota Dağı Anadolu Kestanesi Isparta 1.000 2002
64 Sırıkyayla Göknarı Düzce 1.000 2002
65 Paşabükü Dişbudak Ağacı Düzce 1.000 2002
66 Melodere Doğu Ladini Artvin 1.000 2002
67 Küçükkapı Sedir Ağacı Isparta 1.000 2002
68 Koruluk Kermes Meşesi III Afyon 1.000 2002
69 Koruluk Kermes Meşesi II Afyon 1.000 2002
70 Koruluk Kermes Meşesi I Afyon 1.000 2002
71 Kocapınar Toros Sediri Burdur 1.000 2002
72 Kırıntı Köyü Doğu Çınarı Isparta 1.000 2002
73 Kırıntı Köyü Çınar Ağacı Isparta 1.000 2002
74 Kayadibi Porsuk Ağacı Düzce 1.000 2002
75 Kapıderesi Toros Sediri III Isparta 1.000 2002
76 Kapıderesi Toros Sediri II Isparta 1.000 2002
77 Kapıderesi Toros Sediri I Isparta 1.000 2002
78 Kamilet Doğu Kayını Artvin 1.000 2002
79 Evciler Köyü Sedir Ağacı Burdur 1.000 2002
80 Ballık Köyü Sediri Burdur 1.000 2002
81 Alanın Ardıcı Erzincan 1.000 2002
82 Koca Sedir Ağacı Antalya 1.000 2002
83 Dibek Sedir Ağacı Antalya 1.000 2002
84 Acıkise Doğu Çınarı Adana 1.000 2002
85 Acıkise Ardıç Ağacı Adana 1.000 2002
86 Kandildere Ardıç Ağacı Adana 1.000 2002
87 Dedeardıç Karaman 1.000 2002
88 Altıkardeşler Karaman 1.000 2002
89 Ağılı Ardıç Konya 600 2002
90 Piribaba Meşesi Eskişehir 1.000 2003
91 Onat Çınarı Hatay 1.000 2003
92 Kokulu Ardıç III Eskişehir 1.000 2003
93 Kokulu Ardıç II Eskişehir 1.000 2003
94 Kokulu Ardıç I Eskişehir 1.000 2003
95 Keramet Dutu Eskişehir 1.000 2003
96 Kepez Saçlı Meşesi Eskişehir 1.000 2003
97 Kayı Ardıcı Eskişehir 1.000 2003
98 Karageyikli Türk Fındığı Eskişehir 1.000 2003
99 Gedelma Çınarı Antalya 1.000 2003
100 Dede Menengici İzmir 1.000 2003
101 Yüzen Adalar Bingöl 383.974 2003
102 Nemrut Kalderası Bitlis 48.046.096 2003
103 Türbeçamı Çankırı 1.000 2006
104 Doğanlı Çınarı Adıyaman 1.000 2006
105 Gümeli Zonguldak 2.490.848 2008
106 Bazalt Kayalıkları Sinop 100.000 2011


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Tabiatı Koruma Alanları


Kavaklı Tabiatı Koruma Alanı / Karabük

Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup, sadece bilim ve eğitim amacıyla kullanmak üzere ayrılmış tabiat parçaları olup 2012 tarihi itibari ile sayısı 31 dir.

Tabiatı Koruma Alanlarında hiçbir şekilde yapılaşmaya izin verilmeyen tam bir koruma statüsüdür. 

Tabiatı Koruma Alanlarımız

No Adı İli Alanı / Hektar İlan Tarihi
1 Kasatura Körfezi Kırklareli 321 1987
2 Hacıosman Ormanı Samsun 131 1987
3 Tekkoz – Kengerli Düz Hatay 182 1987
4 Kasnak Meşesi Isparta 1.310 1987
5 Kargı Köyü Sığla Ormanı Burdur 84 1987
6 Sarıkum Sinop 935 1987
7 Beykoz Göknarlık İstanbul 47 1987
8 Kavaklı Karabük 353 1987
9 Çitdere Karabük 730 1987
10 Kökez Bolu 326 1987
11 Vakıf Çamlığı Kütahya 690 1988
12 Kazdağı Göknarı Balıkesir 254 1988
13 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Bolu 193 1988
14 Sırtlandağı Halep Çamı Muğla 731 1988
15 Kale – Bolu Fındığı Bolu 473 1988
16 Seyfe Gölü Kırşehir 12.533 1990
17 Alacadağ Antalya 423 1990
18 Domaniç – Kaşalıç Kütahya 134 1991
19 Çığlıkara Antalya 15.579 1991
20 Körçoban K. Maraş 481 1993
21 Çamburnu Artvin 193 1993
22 Dibek Antalya 560 1993
23 Habibineccar Hatay 119 1993
24 Demirciönü Düzce 437 1994
25 Yumurtalık Lagünü Adana 16.430 1994
26 Dandindere Afyon 257 1994
27 Kartal Gölü Muğla 1.343 1994
28 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6.680 1995
29 Örümcek Ormanı Gümüşhane 242 1998
30 Camili-Efeler Ormanı Artvin 1.023 1998
31 Camili-Gorgit Artvin 500 1998


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Tabiat Parkları


Abant Gölü Tabiat Parkı / Bolu

Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçaları olup 2012 tarihi itibari ile sayısı 182 dir. Bu alanların 160 kadarı mevcut mesire alanları olup; statüleri, Tabiat Parkı olarak 141’i 2011 yılında değiştirilmiştir. Aslında yeni ilan edilmiş Tabiat Parkı bulunmamaktadır.

Tabiat Parklarında Uzun Devre Geliştirme Planı doğrultusunda ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ve koruma-kullanma dengesi içerisinde kısmi yapılaşmaya izin verilmesi söz konusudur.

Tabiat Parklarımız

No Adı İli Alanı Hektar İlan Tarihi
1 Ölüdeniz – Kıdrak Muğla 1.020 1983
2 Çatak Çorum 379 1984
3 Abant Gölü Bolu 1.245 1988
4 Yazılı Kanyon Isparta 546 1989
5 Uzungöl Trabzon 1.642 1989
6 Kurşunlu Şelalesi Antalya 559 1991
7 Gölcük Isparta 5.888 1991
8 Bafa Gölü Aydın 11.842 1994
9 Polonezköy İstanbul 2.931 1994
10 Ayvalık Adaları Balıkesir 19.624 1995
11 Ballıkayalar Kocaeli 1.603 1995
12 Beşkayalar Kocaeli 1.144 1998
13 Türkmenbaşı İstanbul 6 1998
14 Kocakoru Ormanı Konya 331 1998
15 Artabel Gölleri Gümüşhane 5.820 1998
16 Akdağ Denizli 14.692 2000
17 Karagöl Artvin 368 2002
18 İncekum Antalya 27 2006
19 Ballıca Mağarası Tokat 483 2007
20 Hamsilos Sinop 68 2007
21 26.Ağu Afyon 67 2008
22 Çamkoru Ankara 215 2008
23 Meryem Ana İzmir 363 2008
24 Mesir Manisa 7 2008
25 Örnekköy İzmir 199 2008
26 Gölbaşı Gölleri Adıyaman 2.080 2008
27 Fatih Ormanı İstanbul 149 2008
28 Kapıçam K. Maraş 179 2008
29 Karaahmetli Kırıkkale 108 2009
30 Mavikent Antalya 43 2009
31 Sıklık Çorum 64 2009
32 Şahinler Ankara 34 2009
33 Hazım Dağlı Çankırı 126 2009
34 Ulugöl Ordu 26 2009
35 Turgut Özal Malatya 40 2009
36 Davulbaztepe Yozgat 73 2009
37 Yavşan Yaylası K.Maraş 340 2009
38 Aşıkpaşa Kırşehir 128 2010
39 Ağaçbaşı Giresun 89 2010
40 Sera Gölü Trabzon 22 2010
41 Dağılcak Adana 3 2011
42 Karataş Adana 30 2011
43 Okturdede Afyonkarahisar 57 2011
44 Şahin Yaylası 75. Yıl Göleti Amasya 48 2011
45 Eğriova Ankara 10 2011
46 Karagöl Ankara 11 2011
47 Kartaltepe Ankara 93 2011
48 Sorgun Göleti Ankara 50 2011
49 Tekkedağı Ankara 100 2011
50 Aluçdağı Ankara 90 2011
51 Cemal Tural Ardahan 35 2011
52 Tavşanburnu Aydın 14 2011
53 Sarımsaklı Balıkesir 2 2011
54 Değirmenboğazı Balıkesir 25 2011
55 Darıdere Balıkesir 10 2011
56 Balamba Bartın 12 2011
57 Ahatlar Bartın 9 2011
58 Malabadi Batman 24 2011
59 Küçükelmalı Bilecik 10 2011
60 Sünnet Gölü Bolu 80 2011
61 Karagöl Bolu 35 2011
62 Gölcük Bolu 38 2011
63 Beşpınarlar Bolu 27 2011
64 Göksu Bolu 25 2011
65 Salda Gölü Burdur 12 2011
66 Serenler Tepesi Burdur 38 2011
67 Suuçtu Bursa 10 2011
68 Ayazmapınarı Çanakkale 6 2011
69 Kenbağ Çankırı 36 2011
70 Abdullah Yaylası Çorum 16 2011
71 Kurugöl Düzce 22 2011
72 Güzeldere Şelalesi Düzce 20 2011
73 Gökçetepe Edirne 50 2011
74 Danişment Edirne 13 2011
75 Hazar Gölü Elazığ 23 2011
76 Musaözü Eskişehir 50 2011
77 Fidanlık Eskişehir 12 2011
78 Dülükbaba Gaziantep 309 2011
79 Koçkayası Giresun 354 2011
80 Tomara Şelalesi Gümüşhane 7 2011
81 Limni Gölü Gümüşhane 33 2011
82 Başpınar Isparta 40 2011
83 Şamlar İstanbul 335 2011
84 Marmaracık Koyu İstanbul 7 2011
85 Kirazlıbent İstanbul 19 2011
86 F. Rıfkı Atay İstanbul 16 2011
87 Bentler İstanbul 16 2011
88 Neşetsuyu İstanbul 67 2011
89 Fatih Çeşmesi İstanbul 30 2011
90 Mihrabat İstanbul 20 2011
91 Fatih Ormanı İstanbul 112 2011
92 Elmasburnu İstanbul 13 2011
93 Avcıkoru İstanbul 649 2011
94 Çilingöz İstanbul 18 2011
95 Irmak İstanbul 10 2011
96 Mehmet Akif Ersoy İstanbul 23 2011
97 Kömürcübent İstanbul 3 2011
98 Ayvatbendi İstanbul 50 2011
99 Büyükada İstanbul 4 2011
100 Değirmenburnu İstanbul 12 2011
101 Dilburnu İstanbul 7 2011
102 Göktürk Göleti İstanbul 56 2011
103 Yamanlardağı İzmir 40 2011
104 Ekmeksiz Plajı İzmir 15 2011
105 Karagöl İzmir 19 2011
106 Efeoğlu İzmir 23 2011
107 Gümüldür İzmir 7 2011
108 Gümüşsuyu İzmir 2 2011
109 Çiçekli İzmir 21 2011
110 Tanay İzmir 30 2011
111 Çamlık Karabük 15 2011
112 Gürleyik Karabük 15 2011
113 Soğuksu Kars 11 2011
114 Dipsizgöl Kastamonu 5 2011
115 Yeşilyuva Kastamonu 5 2011
116 Şerifebacı Kastamonu 10 2011
117 Derebağ Şelalesi Kayseri 10 2011
118 Kavaklımeşe Korusu Kırklareli 36 2011
119 Hisar Çamlığı Kilis 16 2011
120 Kuzuyayla Kocaeli 110 2011
121 Uzuntarla Kocaeli 32 2011
122 Suadiye Kocaeli 37 2011
123 Eriklitepe Kocaeli 33 2011
124 Akyokuş Konya 22 2011
125 Yakamanastır Konya 89 2011
126 Enne Barajı Kütahya 47 2011
127 Çamlıca Kütahya 35 2011
128 Süreyya Manisa 5 2011
129 Pullu I Mersin 10 2011
130 Talat Göktepe Mersin 26 2011
131 Pullu II Mersin 34 2011
132 İncekum Mersin 24 2011
133 Karaekşi Mersin 9 2011
134 Gümüşkum Mersin 23 2011
135 Şehitlik Mersin 6 2011
136 Kuyuluk Mersin 20 2011
137 Usuluk Koyu Muğla 14 2011
138 Katrancu Koyu Muğla 21 2011
139 İnbükü Muğla 36 2011
140 Çubucak Muğla 21 2011
141 Kovanlık Muğla 4 2011
142 Küçük Kargı Muğla 15 2011
143 Ömer Eşen Muğla 4 2011
144 Güvercinlik Muğla 3 2011
145 Çetibeli Muğla 5 2011
146 80. Yıl Cumhuriyet Hatıra Ormanı Muş 15 2011
147 Çınarsuyu Ordu 7 2011
148 Çiftmazı Osmaniye 23 2011
149 İl Ormanı Sakarya 27 2011
150 Poyrazlar Gölü Sakarya 231 2011
151 Kuzuluk Sakarya 12 2011
152 Sarıgazel Samsun 127 2011
153 Vezirsuyu Samsun 35 2011
154 Çamlıgöl Samsun 25 2011
155 Hz. Veysel Karani Siirt 13 2011
156 Tatlıca Sinop 4 2011
157 Topalçam Sinop 15 2011
158 Kızılkavraz Sivas 6 2011
159 Karşıyaka Sivas 23 2011
160 Gölpınar Şanlıurfa 199 2011
161 Çamlıkoy Tekirdağ 45 2011
162 Atatürk Ormanı Tekirdağ 28 2011
163 Orman Evleri Tokat 5 2011
164 Zinav Gölü Tokat 50 2011
165 Görnek Trabzon 5 2011
166 Kayabaşı Trabzon 120 2011
167 Çamburnu Trabzon 5 2011
168 Çalcamilli Trabzon 17 2011
169 Örenönü Tunceli 12 2011
170 Evrendede Uşak 7 2011
171 İpekyolu Van 3 2011
172 Harmankaya Yalova 1 2011
173 Delmece Yaylası Yalova 20 2011
174 Kadınpınarı Yozgat 9 2011
175 Oluközü Yozgat 29 2011
176 Üçtepeler Yozgat 172 2011
177 Göldağı Zonguldak 14 2011
178 İncüvez Çamlığı Zonguldak 8 2011
179 Milli Egemenlik Zonguldak 29 2011
180 Sülüklügöl Bolu 803 2011
181 Burç Gaziantep 192 2012
182 Hacetderesi İstanbul 16 2012


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Milli Parklar



Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası Millî Parkı / Aydın

Milli Park, dünyada koruma ve kullanma dengesi çerçevesinde koruma statülerinin en etkilisi ve yaygın şekli olup geleceğe bırakılabilecek en güzel varlıklardır.

Milli Park ve benzeri koruma statüleri dünya ülkelerinde yüzölçümlerini ortalama yüzde onu civarındadır. Bazı ülkelerde bu oran yüzde yirmi beşlere çıkmaktadır.

Ülkemizde ise tüm koruma statüleri yüzde üçler seviyesindedir. Aslında milli park potansiyeli en yüksek ülkelerin başında gelmemize rağmen, bu tür alanların korumaya alınmaması önemli bir eksiklik olarak görülmektedir. Son Avrupa Birliği ilerleme raporunda bu durum eleştirilmektedir.

Uluslararası Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından Milli Park şöyle tanımlanır: Bilimsel ve estetik yönden olağanüstü biyolojik ( bitki örtüsü ve yaban hayatı ) ekolojik, jeolojik, coğrafi ve benzeri doğal yapısı ve arkeolojik, etnografik, antropolojik, mitolojik, tarih, ve benzeri kültürel özellik ve güzelliklerden bir veya bir kaçına sahip; bilimsel, eğitsel, estetik, sportif, eğlence ve dinlenme bakımlarından ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip en az 1000 hektar genişliğinde, kara ve su alanlarıdır.

Milli Park kavramı dünyadaki bütün ülkelerde kendi dillerinde tam olarak bu ifade ile adlandırıldığı için uluslar arası bir tabirdir.

Milli Park oluşturma fikri; 1872 yılında Amerika’da Yellowstone Bölgesi’nin koruma altına alınması, ABD Teolojik Araştırmalar Kurumu Başkanı Ferdinand Hayden Başkanlığı’nda fotoğrafçı William Henry Jakson ve ressam Thomas Moran’ın çalışmalarının sonucu olarak ortaya çıktı. Bu ekip ikna etmek için doğa harikası bölge ile ilgili fotoğrafları ve özelliklerini hazırlayarak kongreye sunması ile ilk adım atılır.

Bunun üzerine ABD Devlet Başkanı Ulysses S.Grant’ın onayı ile dünyanın ilk milli parkı Yellowstone (Yellowstone National Park) 1 Mart 1872 tarihinde ilan edilir.

Yellowstone Milli Parkı dünyanın ilk ve en eski milli parkı özelliğini taşımakta olup büyüklüğü 898.700 hektardır. Bu büyüklük neredeyse ülkemizdeki tüm milli parkların alanı kadardır.

Yılda 4 milyona yakın insan ziyaret etmektedir. Dünya’da ise milli park sayısı 6500 civarındadır. Amerikalılar dünyaya ihraç ettikleri en önemli fikrin milli park olduğunu iddia etmektedirler.

Gerçekten Milli Park koruma statüsünün dünyaya kazandırılan çok önemli bir kavram olduğunu kabul etmek gerekir.

Doğa korumanın miladı Yellowstone Milli Parkı ile başladığı kabul edilse de aslında doğa korumanın Hazreti İbrahim Peygamberle başladığı bilinmektedir.

Hazreti İbrahim; Kâbe’yi inşa ettikten sonra belli bir hudut çerçevesinde bugünkü Mekke’nin bulunduğu bölgeyi haram ilan ederek buradaki yaban hayatını koruma altına almıştır.

Hazreti peygamberimiz de Medine şehir sınırından itibaren çepeçevre 12 mil (yaklaşık 20 km.) mesafeyi koru ilan ederek burada yaşayan bitkileri ve yaban hayvanlarını korama altına alarak; bu yasağın ciddiyetini ve önemini anlatmak için bir takım cezalar uygulamıştır.

Özellikle hac zamanında bu yasak 14 asırdır sürmektedir. Yine peygamberimiz planlı bir şehirleşmeye önem vererek şehir yollarının genişliğini, evler arasında bırakılması gereken mesafeleri belirlemiştir. Medine’nin uzağına ağaç diktirerek buranın mesire alanı olmasını sağlamıştır.

Bütün kutsal kitaplarda doğanın ve çevrenin korunmasına önem verilmiştir. İslam dininde; gerek Kur’an’ da, gerekse hadislerde, doğa ve çevrenin korunmasına geniş yer ayrılarak, özellikle bütün canlıların korunması öğütlenmiştir.

Gelecek kuşaklara olduğu gibi korunarak bırakılması amacıyla geliştirilen milli park kavramını ülkemizde ilk Prof. Dr. Selahattin İNAN 1949 yılında yayınladığı “Tabiatı Koruma Karşısında Biz ve Ormancılığımız” adlı eserinde kullanmıştır. Ülkemizde 1956 yılında yürürlüğe giren 6831 sayılı Orman Kanununun 25. Maddesinde Milli Park kavramı yer alarak ilk olarak 1958 yılında Yozgat Çamlığı Milli Parkı ilan edilmiştir. Burayı Osmaniye Karatepe – Aslantaş ve Kızılcahamam Soğuksu Milli Parkı takip etmiştir.

2018 tarihi itibari ile ülkemizde 43 Milli Park ilan edilmiş bulunmaktadır. Milli Park çalışmaları; önce Orman Genel Müdürlüğüne bağlı Şube Müdürlüğü, daha sonra Daire Başkanlığı, 1969 yılında Orman Bakanlığının kurulmasıyla Milli Parklar ve Avcılık Genel Müdürlüğü olarak yürütülmüş ve Orman Bakanlığının kapatıldığı 1980 yılına kadar devam etmiştir. 1990 yılında Orman Bakanlığının tekrar açılması ile Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü olarak 2002 yılına kadar sürmüş, şimdi ise Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

1983 yılında yürürlüğe giren 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu ile Milli Parklar ve benzeri koruma statüleri yasal dayanağa kavuşarak Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiatı Koruma Alanı ile Tabiat Anıtı sınıflarına ayrılmıştır.

Milli Parkların gelişmesinde üst yönetim olarak ilk dönemlerde Zekai Bayer ve Hasan Asmaz ile Tansu Gürpınar, Nihat Turan ve İsmet Özel’in, son dönemlerde Nevzat Ceylan ve Hüsrev Özkara’nın iz bırakanlardan olduğu doğa korumacılar tarafından kabul edilmektedir. Ama asıl önemlisi Milli Park anlayışına tutku ile bağlı ve bu konuda ciddi emekleri veren isimli ve isimsiz doğaperestler de unutulmamalıdır.

Ülkemizde en çok Milli Park, Tabiatı Koruma Alanı ve Tabiat Anıtı Genel Sekreterimiz Nevzat CEYLAN’ ın yaklaşık 2 yıl görev yaptığı Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü döneminde ilan edilmiştir. O dönemde; Beyşehir Gölü, Kazdağı, Kaçkar Dağları, Hatila Vadisi, Karagöl-Sahara, Altınbeşik Mağarası, Honaz Dağı, Aladağlar Milli Park ilan edilmiş, Marmaris, Saklıkent, Truva Milli Parkları ilan safhasına getirilmiş, Dilek Yarımadası Milli Parkı’na Menderes Deltası ilave edilmiş, Kızıldağ Milli Parkı genişletilmiştir. Ayrıca o dönemde hiçbir Milli Parkta daraltma yapılmamıştır.

Milli Park ve benzeri korunan alanlar 350 bin hektardan 750 bin hektara ulaştırılarak iki katına çıkarılmıştır. Böylece 1958 – 1993 yılları arasındaki 35 yılda yapılan koruma alanları kadar alan koruma statüsüne kavuşturulmuştur. Tabiatı Koruma Alanlarının üçte biri, Tabiat Anıtlarının yarısı 2012 tarihi itibari ile Nevzat Ceylan döneminde koruma statüsüne kavuşturulmuştur. Yine yapılaşma baskısının en yoğun olduğu Bafa Gölü, İstanbul Polonezköy ve Ayvalık Adaları o dönemde Tabiat Parkı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü; Milli Parkların yanı sıra Tabiat Parkları, Tabiatı Koruma Alanları, Tabiat Anıtları, Yaban Hayatı Koruma Sahaları, Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ile ilgili görevleri yürütmektedir.

Son yıllarda Milli Park ilan edilen; Gala Gölü, Sultan Sazlığı, İğne Ada Longoz Ormanları, Yumurtalık Lagünü yapılaşmaya izin verilmeyen Tabiatı Koruma Alanı olarak koruma statüsünde bulunuyordu. Şimdi ise Milli Park statüsüyle Uzun Devreli Gelişim Planı çerçevesinde, koruma kullanma dengesi içinde bu yerlerde yapılaşmaya izin verilmesi söz konusu olabilecektir.

Özellikle koruma statülerini pekiştirmek amacıyla ülkemizde birçok aynı alan değişik kurumlar tarafından koruma statüleri ile koruma altına alınmış bulunmaktadır. Milli Parklarda Uzun Devre Gelişim Planı doğrultusunda, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ve koruma-kullanma dengesi içerisinde kısmi yapılaşmaya izin verilmesine imkan tanınmaktadır.

Milli Parklarımız

No Milli Park Bulunduğu İl İlanı Alanı (Ha) Özellikleri
1 Yozgat Çamlığı Millî Parkı Yozgat 1958 266 Tabii bitki ve hayvan toplulukları, kalıntı meşcereler, eğitim, dinlenme ve eğlenme, turizm
2 Karatepe-Aslantaş Millî Parkı Osmaniye 1958 4.142 Arkeolojik tarih öncesi kalıntılar, tabii bitki toplulukları, eğitim, dinlenme ve eğlenme, turizm
3 Kuşcenneti Millî Parkı Balıkesir 1959 17.058 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları, tabii bitki toplulukları, kuş gözlemleme mekanı, eğitim, turizm
4 Soğuksu Millî Parkı Ankara 1959 1.186 Tabii bitki toplulukları, önemli ve nadir kuş üreme mekânları (Kara akbaba), eğitim, dinlenme ve eğlenme, turizm
5 Uludağ Millî Parkı Bursa 1961 13.024 Jeolojik yapı ve çok zengin tabii bitki toplulukları, dağ ve kış sporları, ekoturizm, kültürel zenginlik, alpin zon sulak alanları, alpin zon bitki ve hayvan türleri zenginliği, Mayer'in Orman Zonlarını tasnif ettiği dağ silsilesi, zengin turizm çeşitliliği...
6 Yedigöller Millî Parkı Bolu 1965 1.623 Tabii bitki ve hayvan toplulukları, manzara, dinlenme ve eğlenme, turizm, eğitim, dağ ve orman sporları, ekoturizm, eğitim...
7 Dilek Yarımadası - Büyük Menderes Deltası Millî Parkı Aydın 1966 27.598 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası, jeolojik yapı, tabii bitki ve hayvan toplulukları, dinlenme ve eğlenme, turizm çeşitliliği, sulak alanlar ( Menderes Deltası 1994 yılında dâhil edilmiştir. )
8 Spil Dağı Millî Parkı Manisa 1968 6.801 Jeolojik yapı zenginliği, tabii ve endemik bitki ve hayvan toplulukları, eğitim, dinlenme ve eğlenme, turizm
9 Kızıldağ Millî Parkı Isparta 1969 55.105 Tabii bitki toplulukları, eğitim, dinlenme ve eğlenme, turizm. ( Sınırları 1994 yılında genişletilmiştir. )
10 Kovada Gölü Millî Parkı Isparta 1970 6.534 Tabii bitki ve hayvan toplulukları, manzara, eğitim, dinlenme ve eğlenme, turizm
11 Güllük Dağı Millî Parkı (Termessos) Antalya 1970 6.702 Arkeolojik kalıntılar, tabii bitki toplulukları, eğitim, manzara, dinlenme ve eğlenme, turizm
12 Munzur Vadisi Millî Parkı Tunceli 1971 42.000 Jeolojik yapı, tabii bitki ve hayvan toplulukları, turizm çeşitliliği, eğitim
13 Beydağları (Olimpos) Sahil Millî Parkı Antalya 1972 30.969 Arkeolojik kalıntılar, tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar, turizm, eğitim
14 Köprülü Kanyon Millî Parkı Antalya 1973 36.614 Arkeolojik kalıntılar, tabii bitki toplulukları, jeolojik oluşumlar, turizm, eğitim
15 Ilgaz Dağı Millî Parkı Kastamonu 1976 1.088 Tabii bitki toplulukları, kültürel zenginlik, dağ, orman ve kış sporları, manzara, dinlenme ve eğlenme, eğitim, turizm
16 Başkomutan Tarihî Millî Parkı Afyon 1981 35.500 İstiklal Harbi tarihi, kültürel değerler zenginliği, eğitim, turizm
17 Göreme Tarihî Millî Parkı Nevşehir 1986 9.572 Tarihi eski yerleşimler ‘yer altı şehirleri, kiliseler, şapeller" ve peri bacaları gibi jeolojik oluşumlar, peyzaj değeri, dinlenme ve eğlenme, turizm, eğitim
18 Altındere Vadisi Millî Parkı Trabzon 1987 4.800 Kültürel değerler, tarihi yapılar, ‘Sümela Manastırı’, tabii bitki toplulukları, manzara, peyzaj değeri, dinlenme ve eğlenme, turizm, eğitim
19 Boğazköy-Alacahöyük Tarihî Millî Parkı Çorum 1988 2.634 Arkeolojik kalıntılar, Hitit Devleti Merkezi, eğitim, turizm
20 Nemrut Dağı Millî Parkı Adıyaman 1988 13.850 Tarihi açık hava müzesi, güneşin gizemli doğuşunu seyir, turizm, eğitim
21 Beyşehir Gölü Millî Parkı Konya 1993 8. 875 Üstün nitelikteki peyzaj güzellikleri ile göl ve içerisindeki çeşitli büyüklüklerde yaklaşık 60 civarında adanın kuşlar için üreme, beslenme, yumurtlama ve güvenle kuluçka yapmasına imkân sağlaması, tarihi kalıntılar ve tarihi eserler, camiler, hanlar, kervansaraylar, jeomorfolojik oluşumlar, çok değerli tabii bitki toplulukları, zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler, seyir, turizm
22 Aladağlar Millî Parkı Niğde, Adana, Kayseri 1994 54.524 Jeomorfolojik yapı ile flora ve fauna zenginliği, dağcılık sporları, dağ, orman ve kış turizmi, eğitim, zengin su kaynakları
23 Altınbeşik Mağarası Millî Parkı Antalya 1994 1.156 Jeolojik ve jeomorfolojik oluşum zenginliği, mağara ekosistemleri, turizm, eğitim
24 Hatila Vadisi Millî Parkı Artvin 1994 16.988 Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar, tabii zengin orman ağacı türleri varlığı ile yaban hayatı zenginliği, dağ ve orman turizmi, eğitim
25 Honaz Dağı Millî Parkı Denizli 1994 9.219 Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar, arkeolojik kalıntılar, Colossea (Honaz), endemik açıdan zengin bitki çeşitliliği, kültürel zenginlik, turizm merkezlerine yakınlık, dağ turizmi, eko turizm, eğitim
26 Kaçkar Dağları Millî Parkı Rize 1994 51.550 İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı, tabii bitki ve yaban hayatı zenginliği, dağ, orman ve kış sporları, eğitim, turizm
27 Kazdağı Millî Parkı Balıkesir 1994 21.300 Bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği, turizm çeşitliliği, eğitim
28 Karagöl Sahara Millî Parkı Artvin 1994 3.766 Hidrografik yapı ve bitki örtüsü zenginliği, eğitim, orman ekosistemleri, ekoturizm, kültürel zenginlik
29 Saklıkent Millî Parkı Muğla 1996 12.390 Jeomorfolojik yapı ile bitki ve hayvan varlığı açısından zenginlik
30 Truva Tarihî Millî Parkı Çanakkale 1996 13.350 Tarihi kalıntılar, harp tarihi ve arkeolojik yapı, turizm, eğitim, kültürel zenginlik
31 Marmaris Millî Parkı Muğla 1996 33.350 Jeomorfolojik yapı ile bitki ve hayvan varlığı açısından zenginlik, nadir ekosistemler
32 Küre Dağları Millî Parkı Kastamonu-Bartın 2000 37.000 Doğal yaşlı ormanlar, nadir ekosistemler, biyolojik çeşitlilik, jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar, kültürel değer zenginlikleri ve arkeolojik kalıntılar, eğitim
33 Sarıkamış-Allahüekber Dağları Millî Parkı Kars ve Erzurum 2004 22.980 Tarihi kalıntılar, harp tarihi, doğal Sarıçam ormanları, tabii bitki toplulukları, dağ ve kar sporları, manzara, eğitim
34 Ağrı Dağı Millî Parkı Iğdır - Ağrı 2004 87.380 Kültürel değerler açısından zenginlik. Dünyada Alaska’daki meteor çukurundan sonra ikinci büyük göktaşı çukuru da milli park sınırları içerisindedir. Bitki ve hayvan varlığı açısından da oldukça zengindir.
35 Gala Gölü Millî Parkı Edirne 2005 6.090 Sulak saha, göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türleri, 130 kuş türünün varlığı, kuş göç yolları üzerinde bulunuşu, nesli tehlikeye düşmüş ve ya nadir türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.
36 Sultansazlığı Millî Parkı Kayseri 2006 24.529 Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu, nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme, barınma ve kuluçka alanı oluşu, Avrupa’da turna, flamingo, akbalıkçıl, kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu
37 İğneada Longoz Ormanları Millî Parkı Kırklareli 2007 3.155 Çok sınırlı yayılışa sahip, doğal yapısı korunabilmiş, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan en önemli su basar (longos) ormanlara sahip olup, İğneada ve çevresinde farklı ekosistemler bulunmaktadır. Ekoturizm, dağ ve orman sporları, eğitim
38 Tek Tek Dağları Milli Parkı Şanlıurfa 2007 19.335 Bitki ve hayvan varlığı açısından zenginlik, kültürel, tarihi ve arkeolojik özellikler açısından zenginlik, turizm, eğitim
39 Yumurtalık Lagünü Milli Parkı Adana 2008 16.430 Ülkemizdeki nadir Halep Çamı yayılış alanlarından birine sahip oluşu,  Akyatan ve Ağyatan göllerinin barındırdığı kuş türleri açısından zenginliği, nesli tehlikedeki iki tür deniz kaplumbağasının ve deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarından birisi ve nadir bir ekosistem oluşu, kuş göç yolları üzerinde bulunuşu, kültürel, tarihi ve arkeolojik özellikleri
40 Nene Hatun Tarihi Milli Parkı Erzurum 2009 387 93 Osmanlı Rus savaşının yapıldığı Mecidiye ve Aziziye tabyalarının bulunduğu ve Rus’ların işgal ettiği ve Nene hatun önderliğinde işgalden kurtulan alan
41          
42          
43          


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Türkiye’de Doğa ve Çevre


Yedigöller Milli Parkı - Abant / Bolu

“Ülkemiz görkemli bir coğrafya ve biyolojik çeşitliliğe sahip bulunmaktadır. Bizler üç kıtanın kesiştiği ve bu kıtaların özelliğini aynı anda taşıyan topraklarda yaşıyoruz. Avrupa kıtasında yetişen bitki türü sayısı kadar ülkemizde bitki türü yetişmektedir.”

Ülkemiz görkemli bir coğrafya ve biyolojik çeşitliliğe sahip bulunmaktadır. Üç kıtanın kesiştiği ve kıta özelliği taşıyan topraklarda yaşıyoruz.

Türkiye, dünyadaki 12 gen merkezi içindeki 3 önemli gen merkezinin çakıştığı yer konumundadır. Onbin’e yakın bitki türüne sahibiz. Bu sayı Avrupa kıtasının tamamındaki bitki türüne yakın ve bu coğrafyada yetişiyor. Sadece ülkemizde yetişen 3000’den fazla endemik türe karşılık Avrupa’nın endemik türü 2500, İngiltere’deki bitki türü sayısı ise sadece 2000 civarındadır.

460’dan fazla kuş türü olan ülkemizde, Avrupa’daki kadar kuş türü bulunmaktadır. İki önemli kuş göç yolu Türkiye’den geçiyor.

Ülkemizde 120 memeli, 130 sürüngen ve 345 balık türü bulunuyor. %95 böcek olan hayvan türü sayımız 80 binden fazla ve Avrupa’nın 1.5 katıdır.

8300 kilometre kıyımız, 4 ayrı karakterde denizimiz vardır. Sulak alan bakımından zenginliğimiz Avrupa’dan fazladır. 128 önemli sulak alanımızın 20 tanesi uluslar arası kıstaslara sahiptir.

Avrupa’da kalmayan doğal yaşlı ormanlar sadece Türkiye’de bulunmakta olup, ormanlarımızın %93’ü doğal orman konumundadır.

Buğday, arpa, yulaf, fiğ, nohut, mercimek, kiraz, vişne, incir, fındık, kayısı ve bademin anavatanı Anadolu olduğu bilinmektedir.

Türkiye’de ortalama yükseklik 1132 metre, dünyada 700, Avrupa’da 300 metredir. Bu özellik ülkemize ayrı bir zengin coğrafya ve biyolojik çeşitlilik sunmaktadır.

Hoyratça kullandığımız ve tahrip ettiğimiz doğal varlıklarımız gün geçtikçe azalıyor. Yüzyıllar önce dörtte üçü ormanlarla kaplı ülkemizde, orman alanı dörtte bir seviyelerine düşmüştür.

1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 darbesinden sonra yapılan anayasa değişikliği neticesinde tahrip edilen orman alanlarına getirilen af ile ( kamuoyunda 2B maddesi olarak bilinen uygulama ) 500 bin hektar orman alanı vasfını kaybettiği gerekçesiyle orman rejimi dışına çıkarılmış bulunuyor.

Erozyon topraklarımızın %56’sında etkili olduğundan, ülkemiz çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Böyle giderse NASA’nın verilerine göre 2050 yılında topraklarımızın %85’i çöl olacağı hesaplanıyor.

Akarsularımız, göllerimiz, denizlerimiz gittikçe kirleniyor. Yer altı sularımız her yıl bir-iki metre çekiliyor ve kirleniyor. Biyolojik rezerv durumunda olan ve su dengesini sağlayan suyun can damarı sulak alanlarımızın yarısı ülkemizde kurutularak geri dönülemeyecek şekilde doğal yapısı bozuldu. Kurutulan alan neredeyse Marmara Denizi kadar olduğu biliniyor.

Amik Gölü, Avdan Gölü, Kestel Gölü, Gavur Gölü, Suğla Gölü, Samsam Gölü, Eber Gölü, Hotamış Sazlığı, Eşmekaya Gölü gibi onlarca sulak alan tamamen kurutularak bu yörelerin doğal dengesi bozuldu.

Seyfe Gölü, Akşehir Gölü, Meke Gölü, Sultansazlığı, Ereğli Akgöl kurumayla karşı karşıya bulunuyor. Beyşehir Gölü, Bafa Gölü, Burdur Gölü, Tuz Gölü gibi daha onlarca gölde sular, yağmur ve kar yağışının nadir olarak fazla olduğu yıllar hariç tamamen çekilme noktasına geliyor. Hâlbuki kurutulan veya suyu çekilen göllerde kuraklığın etkisi sadece %7 olduğu ve yanlış su yönetimi ile yanlış su kullanımından kuruduğu biliniyor.

Kurutulan sulak alanlarda doğal hayatın tamamen durmuş olduğu ve çölleştiği gözlemleniyor. Binlerce kuşun yaşadığı kurutulan sulak alanlarda artık kuş sesi duyulmuyor. Bunun neticesinde kuşlarımızın %70’inin sayısı azalmış, 146 kuş türümüz tehlike sınırındadır. Kurutulan bu alanların tamamına yakını değişik koruma statülerinde bulunması başlı başına bir sorundur.

Bir zamanlar Anadolu’da yaşayan asya fili, yaban sığırı, yaban eşeği, aslan, çita ve anadolu leoparı nesli tükendi. Yılan boyun ördeği nesli Amik Gölü’nün kurutulmasıyla kalmadı. DDT, zirai ilaç, sunni gübre, bilinçsiz avcılık ve canlıların yaşama alanlarının daraltılması sonucunda; kelaynaklar başta olmak üzere, 19 etçil yaban hayvanı, akdeniz foku, ala geyik, ceylan gibi 8 tür ile su samuru, boz ayı, ulu geyik, yaban koyunu, yaban keçisi gibi 38 tür yok olma tehlikesinden koruma çalışmaları sayesinde nesli tehlike sınırından çıkarılmasına rağmen henüz yeterli sayıya ulaştırılamadı. Ankara tavşanı, Ankara kedisi artık yok, Ankara armudu unutuldu. Anadolu’ya has birçok bitki ve meyve türüne artık rastlanmıyor. Ankara keçisi gittikçe azalıyor. Karadeniz’de ekonomik değere sahip 23 balık türünden 5’i kaldı.

Meralarımız bozkırlarımız azaldı, tarım alanlarımız kirleniyor, bitki örtümüz gittikçe yok oluyor. 550 bitki türümüz tehlikede bulunuyor.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Dünya’da Doğa ve Çevre


Yosemite Milli Parkı - Kaliforniya / A.B.D.

“Dünya nüfusunun %20’sini oluşturan kalkınmış ülkeler, dünya kaynaklarının %80’ini kullanıyor ve bu oranda da dünyayı kirletiyor. Dünyamız hızlı bir şekilde kirleniyor. Biyolojik çeşitliliğimiz gittikçe azalıyor.”

Dünya nüfusu 150 yıl önce 1 milyardı. Şimdi 7 milyar. 2050 yılında 9 milyar olacağı hesaplanıyor. Nüfusla beraber dünya ekonomisi son 50 yılda 5 kat büyüdü. Nüfus ve ekonomi büyüdükçe doğa ve çevreye verilen tahribat katlanarak büyümeye devam ediyor.

Dünya nüfusunun %20’sini oluşturan kalkınmış ülkeler, dünya kaynaklarının %80’ini kullanıyor ve bu oranda da dünyayı kirletiyor. Dünyamız hızlı bir şekilde kirleniyor. Biyolojik çeşitliliğimiz gittikçe azalıyor. Dünya ormanları 8 milyar hektardan 3.6 milyar hektara düştü. Dünya’da her yıl 20 milyon hektar orman alanı yok oluyor. Yağmur Ormanları neredeyse kalmadı.

Doğal kaynakların üçte ikisi tehlikede. Dünyadaki 10 bin kuş türünün si, 4500 memeli türünün u, balıkların dörtte biri, bitkilerin dörtte biri yok edilmek üzere. Tarımsal genetik çeşitliliğin dörtte üçü, tarım alanlarının üçte biri yok edildi. Kimyasal gübre ve zirai ilaçlar doğal dengeyi bozdu, tarım topraklarını kirletti. Dünya topraklarının üçte biri çölleşti. Son 40 yılda biyolojik çeşitlilik küresel ölçekte %30 azaldı.

Petrol, gaz, kömür gibi fosil yakıtlar ile metan, azot oksit ve diğer sera gazlar atmosferi kirletmeye devam ediyor. Son elli yılda fosil yakıtların tüketimi 9 kat arttı. Bunun neticesinde küresel ısınma tehlikeli boyutlara ulaştı. Böylece son yüz yılda dünya 0,7 derece ısınarak okyanuslar 20 cm yükseldi.

Buzulların %20 si eridi, %40’ı inceldi ve Türkiye büyüklüğünde buzul yok oldu. Dünya 18.yy da küçük buzul çağı yaşadı. Buzullar azaldı çoğaldı ama şimdi toparlayamıyor. Antarktika tamamen eridiğinde denizlerin 60 metre, Grönland eridiğinde denizlerin 7 metre yükseleceği hesaplanıyor. Şimdiden Avustralya’nın kuzey doğusunda bir adalar ülkesi olan Tuvala’nın dörtte biri su altında kaldı, nüfusunun dörtte biri göç etti.

Küresel ısınmayla birlikte dünyanın dengesi bozuldu. Mevsimler değişti, bitkiler erken çiçek açmaya, hayvanlar erken doğurmaya başladı. Kuşların göç zamanı değişti, kış uykusuna yatan hayvanlar uykuyu unutmaya başladı. Susuzluk, kuraklık, açlık, iklim göçleri, başta kasırgalar olmak üzere doğal afetler, salgın hastalıkları kapımızdadır.

Atmosferin %36’sını ABD, ’ini Çin kirletmektedir. Bu ülkeleri sırasıyla Rusya, Japonya, Hindistan takip etmektedir. AB ülkelerinin kirletme oranı tür. Türkiye’nin kirletme oranı %0.40 civarındadır. Fakat en hızlı kirleten ülkeler içinde bulunuyor.

İklim değişikliği ile mücadele için oluşturulmuş Birleşmiş Milletler Çerçeve sözleşmesine ülkemiz 2004 yılında taraf olmuştur. Bu sözleşmeye dayanarak hazırlanan sera gazı emisyonunun azaltılması ve sınırlandırılmasına yönelik KYOTO protokolüne Türkiye 2009 yılında taraf olmuştur. Fakat KYOTO protokolüne dünyayı en çok kirleten Amerika Birleşik Devletlerinin imzalamaması dikkat çekmektedir.

Küresel ısınmanın en çok su kaynaklarını etkilediği bilinmektedir. Suyun yanlış yönetimi ve yanlış kullanımından dolayı dünya nüfusunun %40’ı susuzluk tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bir milyar insan sudan mahrum.1,5 milyon çocuk her yıl kirli sudan ölüyor.

2050 yılında 9 milyar olacağı hesaplanan dünya nüfusu için %70 daha fazla gıda üretilmesi gerekiyor. Bu oranda da üretim için su tüketilecek. Günümüzde bir insanı besleyecek gıda üretimi için yılda 2 ile 5 ton su harcanıyor. Böyle giderse 2025 yılında dünya nüfusunun üçte ikisi susuzluk ile ilgili sıkıntı yaşayacağı hesaplanıyor. Ayrıca gıdaların %30’u çöpe gidiyor. Böylece bu kadar da su kaybı oluyor. Dünyadaki insanların ’i temiz su bulamıyor. Denizler, akarsular, göller, yer altı suları kirlendi. Su dengesini ve doğal dengeyi sağlayan dünyadaki sulak alanların yarısı kurutuldu. Son 40 yılda Dünya kullanılabilir sularının neredeyse yarısını kaybetti.

İnsanların mevcut yaşama ve tüketim alışkanlıklarını devam ettirmek için 1,5 gezegene ihtiyaç olacağı hesaplanmaktadır. Kızılderili Reisin 19. Yüzyılda söylediği “KENDİ ÇÖPLÜĞÜNÜZDE BOĞULACAKSINIZ” sözü adeta bu günleri anlatmaktadır.

Biyolojik çeşitlilik üzerinde muazzam bir baskı oluşturan bu hoyratça yaşama tarzı Dünya’daki tüm canlıların geleceğini tehdit etmektedir.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Çevreci Yaşam

Geri Kazanımın Önemi

  • Doğal kaynaklarımızın korunmasını ve gereksiz israfını önler.
  • Enerji tasarrufu ve eldesi sağlamamıza yardım eder.
  • Atık miktarını azaltarak katı atık deponi sahalarında alan işgaline sebep olmaz, dolayısıyla çöp taşıma yükünü ve bertaraf alanını azaltırken depolama işlemlerinde de kolaylık sağlar.
  • Geri dönüşüm/kazanım ve tekrar kullanım geleceğe ve ekonomiye yapılan bir yatırımdır.

Alüminyumun geri kazanımıyla

  • Enerji tüketiminde % 95, hava kirliliğinde % 90, su kirliliğinde % 97, baca gazı kirletici emisyonunda % 99 oranında azalma olur ve boksit cevheri de korunmuş olur.
  • Bir kilogram alüminyum kutu geri kazanıldığında; 8 kg boksit madeni, 4 kg kimyasal madde, 14 kW/sa elektrik enerjisi kullanımı korunmuş olur.
  • On adet alüminyum içecek kutusu geri kazanıldığında, 100 kW/sa bir lambanın 35 saatte veya bir TV’ nin 30 saatte harcadığı elektrik enerjisi korunmuş olur.
  • Bir ton kullanılmış alüminyumdan alüminyum üretilirse; 1300 kg boksit bakiyesi, 15000 litre soğutma suyu, 860 litre proses suyu, 2000 kg CO2 ve 11 kg SO2 emisyonu daha az oluşur.

Kullanılmış kağıdın (1 ton) geri kazanmıyla

  • 12400 m3 havadaki sera gazı olan karbon dioksitin bertaraf edilmesi,
  • 12400 m3 oksijen gazının üretilmeye devam etmesi,
  • 34 kişinin oksijen ihtiyacını sağlayan 17 yetişkin ağacın korunması,
  • Ayda 3 ailenin tükettiği 32 m3 su tasarrufu,
  • Kış aylarında ısınma amacı ile iki ailenin tüketeceği 1750 litre fuel-oil tasarrufu,
  • 2,4 m3 çöp depolama alanından tasarruf,
  • 20 ailenin bir ay süreyle tüketeceği 4100 kW/sa elektrik enerjisinden tasarruf edilebilmesi mümkündür.

Camın Geri Kazanımıyla

  • Enerji tüketiminde azalma %25
  • Hava Kirliliğinde azalma %20
  • Maden atığında azalma %80
  • Su Tüketiminde azalma %50 sağlanmakta,
  • Korunan doğal kaynaklar: kum, soda, kireç olmaktadır.

Doğada ve çevremizde bulunan her malzeme türü gibi ambalajların da içinde bulundukları çevre ile etkileşimleri kaçınılmazdır.

Tüketici tarafından bir kere kullanıldıktan sonra ambalajlar yok olmamakta, bir şekilde el değiştirmektedirler. Genellikle satılmak ya da bedelsiz verilmek suretiyle kullanıcılar tarafından bir anlamda uzaklaştırılmaktadırlar. Ancak, bu durum sonunda gerek çevremiz, gerekse öncelikle insan sağlığı ve tüm canlılar üzerinde sürekli ve önlenemeyen bir tehlike kaynağı yaratmaktadır.

Çözüm, ambalajın geri dönüşümünde, geri kazanımında ve tekrar kullanımındadır. Bu sayede kullanılmış ambalajlar çöpe atılmayacak, çevremize dağılıp çevre kirliliği yaratmayacaktır. Defalarca kullanılabilen ambalajların yarattıkları kazançlar saymakla bitmez. Bilinçli bir sirkülasyon sayesinde, çevre zararlarının önlenmesi yanında ve yurt ekonomisine katkıları çok büyük olacaktır.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Çevre Eğitimi

Çevre eğitimi; toplumun tüm kesimlerinde çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye duyarlı bireylerin yetiştirilerek bu bireylerde kalıcı davranışların yerleşmesinin sağlanması, doğal, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, çevresel faliyetlere aktif olarak katılımın sağlanması, çevre sorunlarının çözümünde görev alma olarak tanımlanmaktadır.

Çevre Bilinci’nin düşünsel, duygusal ve davranışsal boyutları vardır. Diğer bir deyişle çevre bilinci; çevreyle ilgili kararları, ilkeleri, yorumları içeren düşüncelerden, bu düşüncelerin yaşama aktarılması olan davranışlardan ve bütün bunlarla ilgili olarak çeşitli duygulardan oluşmaktadır. Böylesine kapsamlı bir kavramın gelişimi de kuşkusuz basit bir süreçle oluşmamaktadır. İnsanoğlunun çevresiyle etkileşime girişiyle ivme kazanan bu süreç yaşam boyu devam eder. Çevre bilinci kişilik gelişimine paralel olarak çeşitli etkenlerin karşılıklı etkileşimi ile gelişerek etkilenmektedir.

Bu üç boyutun her zaman aynı oranda geliştiğinden söz edilemez. Örneğin çevre ile ilgili bilgisi olup bunu davranışlarına dönüştüremeyen insanlar olduğu gibi, çevrenin kirlenmesinden endişe duyup ama onu koruma yönünde davranışlar sergilemeyenler de olabilmektedir. Çevreyle ilgili olarak, tüm bireylerin hak ve görevleri bakımından çok büyük önemi olan çevre bilincinin ve duyarlılığının geliştirilmesi gerekmektedir. Çevre eğitiminin çok ciddi bir şekilde ele alınıp uygulanabilmesi ve toplumun bütün kesiminin yapılacak olan çalışmalara katkı sunmasının sağlanması ile çevre eğitiminde yol alınabilir. Yapılacak olan çevre eğitimi ve çevre bilincinin yerleşmesi ulusal proğramlarında; toplumun tüm katmanları için ayrı çalışmaların yürütülmesi gerekmektedir. Her yaş grubu için ayrı ayrı ve etkili olarak hazırlanmış olan çevre eğitiminin verilmesi ile çevre bilincinin yerleşmesi sağlanabilir.

Eğitim çalışmalarında, çalışma bölgelerindeki hedef kitlemiz; kamu kurum ve kuruluş çalışanları, konut sakinleri, ilk ve orta öğretim öğrencileri, iş yerleri ve satış noktalarıdır.

Eğitimin temel amacı, ambalaj atıklarının neler olduğu, geri kazanımın önemi, kaynağında ayrı toplamanın önemini vurgulamak ve bu konuda bilinç düzeyini arttırmaktır. TÜKÇEV görsel anlamda konuyu vurgulamak için bu kapsamda hazırlanan dökümanlar ; afiş, broşür, sticker gibi ile materyalleri de temin etmektedir.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Çevre Sorunları

Hızla artan dünya nüfusu, plansız sanayileşme, sağlıksız kentleşme, çevreye zararlı kimyasalların toprağa ve suya karışımı çevre kirliliğine neden olarak çevre sorunlarının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Çevre sorunlarının başında değerlendireçeğimiz kentsel çevre sorunu; temel insan gereksinimi olan barınma ve konut sorununun gecekondulaşma ve betonlaşma yoluyla çözümlenmesi sonucu ile ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan bu düzensiz ve plansız kentleşme; alt yapı gibi kanalizasyon sorunlarının ve katı atıklarının toplanması ve depolanması sorunlarını beraberinde getirmektedir. Çevre sorunlarından biri olan plânsız kentleşme ve alt yapı yetersizlikleri insanları önemli çevre sorunlarıyla karşı karşıya getirmektedir. Betonlaşmanın ve gecekondulaşmanın yarattığı önemli çevre sorunlarının ve bu sorunların yol açtığı toplumsal sonuçların önemi ve içeriği üzerinde yapılan çalışmalar ülkemizde şu an yetersiz durumdadır. Yerel yönetimler çevre sorunlarının çözümlenmesi konusunda yeterli projeler üretmemektedirler. Çünkü çevre sorunlarından bazılarının çözümlenmesi göze hitap etmemektedir.

Plansız kenteleşmenin bir sonucu olarak plansız endüstrileşme ortaya çıkmaktadır. Çevre sorunları içinde yeterli alt yapısı ve organizasyonu oluşturulmamış endüstri ve sanayi alanları önemli çevre kirliliklerinin yaşanmasına neden olmaktadır. Bu alanlardan çıkan atıkların düzenli bertaraf edilmemesi ve denetimin düzenli yapılmaması sorunların her geçen gün büyümesine ve çözümlenemez olmasına yol açmaktadır.

Ülkemizde özellikle büyük şehirlerde kalitesiz yakıt kullanımından dolayı hava kirliliği büyük boyutlara ulaşmıştır. Son yıllarda doğal gaz kullanımın yaygınlaşması ile hava kirliliğinde azalmalar görülmeye başlanmıştır. Özellikle sanayiden kaynaklı hava kirliliği artmaktadır.

Ülkemizde, belediyelerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmemeleri nedeni ile düzenli çöp depo alanlarının oluşturulmamış olması ve arıtma tesislerinin zamanında kurulmamış olması çevre sorunlarının artmasına neden olmuştur. Düzenli ve her türlü alt yapı sistemine sahip organize sanayi bölgelerinin oluşturulmamış olması çevre sorunlarında sanayi payının büyük olmasına neden olmuştur.

Tarım alanlarında düzensiz ve fazla ilaç kullanımı toprak kirliliği sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmuştur.Toprak kirliliğide bir çevre sorunu olarak ele alınmalıdır.

Geri dönüşümün yaygınlaştırılmamış olması çevre kirliliği oluşturan plâstik maddeler, cam ürünleri ve metalik maddeler gibi katı atıkların bertarafında sorunların yaşanmasına neden olmuştur.

Küresel ısınmayı önlemek için karbon salımlarının sınırlandırılmasının büyük önem arz ettiği bir dönemde Türkiye toplam karbondioksit salımında, 2005 yılı verilerine göre, Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırıldığında yıllık 215,9 milyon tonla yedinci sırada, Sanayi sektörü salımlarında ise ilk sırada yer almaktadır.

Türkiye`de üretilen tehlikeli atık miktarı belirsiz ve sanayide üretilen ve kullanılan kimyasallar ve ortaya çıkan atıkların niteliği ile ilgili hiçbir envanter çalışması bulunmamaktadır. Ancak son yılarda yapılan çalışmalarla envanter kayıtları oluşturulmaya başlanmıştır.

Su kaynakları giderek azalmakta olup, 20 yıl önce kişi başına 4 bin metreküp su düşerken, bugün 1400 metreküp su düşmektedir. Türkiye "su yoksulu" ülkeler arasında yer almaya başlamıştır.

Ülkemizde biyoçeşitlilik çeşitli şekillerde toprağın bozulması ve doğal kaynakların yok olmaya başlaması yüzünden tehdit altındadır. Korunan alanın tüm alanlara oranı sadece %1 oranındadır.

Erozyon sonucunda yılda 500 milyon ton verimli toprak kaybedilmektedir. Her yıl 80-100 bin dönüm orman yanarak, 5-7 bin dönüm orman ise tarla açma ve yerleşme sebebiyle yok olmaktadır.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Lisanslı Toplama Ayırma Tesisleri

Toplama - ayırma tesislerinin sağlaması gereken kriterler

MADDE 28 – (1) Fabrika, satış noktası ve benzeri üniteler içerisinde yapılan biriktirmeler hariç, ambalaj atıklarının toplandığı ve cinslerine göre sınıflandırılarak ayrıldığı toplama-ayırma tesislerinin;

a) Açık ve kapalı alan toplamının en az 1.000 m2 olması ve bununla ilgili tapu sicil kaydını sunması,
b) Ambalaj atıklarını ayıracağı alanının kapalı olması, faaliyet gösterilen açık ve kapalı alanların zemininin beton olması,
c) Tamamen kapalı olmaması halinde, etrafı dışarıdan görülmeyecek şekilde en az iki metre yüksekliğinde çevrili, temiz, bakımlı ve/veya boyalı olması,
ç) Tam zamanlı olarak en az bir çevre görevlisi istihdam etmesi,
d) Çevre lisansı alması durumunda, çevre görevlisinin tesiste çalıştığını gösterir belgelerini dört aylık dönemler halinde il çevre ve şehircilik müdürlüğüne sunması,
e) Kapasiteyi karşılayacak şekilde platformlu ambalaj atığı ayırma bandı ile malzeme türüne göre ayrılacak ambalaj atıkları için, ayırma bandının kenarlarında belirli aralıklar ile ayırma gözleri ve bu gözlerin altında, türlerine göre ayrılan ambalaj atıklarının biriktirilmesi maksadıyla tesis içerisinde kolayca hareket ettirilebilecek konteynırları bulundurması,
f) En az bir pres makinesi bulundurması,
g) En az iki adet ambalaj atığı toplama aracı bulundurması, araçların, 25 inci madde hükümlerine uygun olması ve araçlara ait resmi belgeleri sunması,
ğ) Yıkama işlemi sonrası oluşan atık sular için toplama kanalları ile ızgara sistemi bulundurması,
h) Tesise gelen, ayrılan ve satılan ambalaj atıklarına ait bilgilerin kaydedildiği veri kayıt sistemine sahip olması,
ı) Tesiste çalışan personelin sayısına ve çalışma şartlarına uygun olarak düzenlenmiş tuvalet, lavabo, soyunma odası, yemekhane ve sosyal ünitelere sahip olması,
i) Ticaret sicil gazetesi, ticaret ya da sanayi odası faaliyet belgesi ve kapasite raporunda şirketin, ambalaj atıklarının toplanması ayrılması konusunda faaliyet gösterdiğine dair bilgi bulundurması, zorunludur.

(2) Aynı ilde tek tüzel kişilik altında birden fazla toplama-ayırma tesisine sahip olunması halinde, bütün tesislere hizmet vermek amacıyla bir çevre görevlisinin istihdam edilmesi yeterlidir.

(3) Tesiste çalışan personelin bilgi seviyesini yükseltmek için bir eğitim planı oluşturulur. Personele ambalaj atıklarının yönetimi, kaynağında ayrı toplanması, atıkların ayrılması, geri dönüştürülmesi, geri kazanılması, kayıtların tutulması, tesisin düzenli olarak işletilmesi, temizliği, günlük bakımı gibi konularda eğitim verilir.

(4) Bakanlık ve/veya il çevre ve şehircilik müdürlüğü birinci, ikinci ve üçüncü fıkrada yer alan hususlara ilave olarak bilgi veya belge isteyebilir.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Belediyelerin Yükümlülükleri

Büyükşehir belediyeleri;

a) Ambalaj atıklarının düzenli depolama sahalarına kabul edilmemesi için gerekli önlemleri almakla,
b) Belediyeler tarafından yürütülen çalışmalarda koordinasyonu sağlamak ve desteklemekle,
c) Ambalaj atıkları yönetimi kapsamında, bu Yönetmelikle sorumluluk verilen taraflarla birlikte eğitim faaliyetleri yapmak veya katkıda bulunmakla, görevli ve yükümlüdür.

Belediyeler;

a) Ambalaj atıklarını kaynağında ayrı toplamak veya toplattırmakla, bu iş için toplama ayırma tesisi kurmak/kurdurmak, işletmek/işlettirmekle ve kurduğu tesislere çevre lisansı/geçici faaliyet belgesi almak/aldırmakla,
b) Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması için ambalaj atıkları yönetim planını hazırlamakla,
c) Piyasaya sürenler ve/veya yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapılması durumunda ise ambalaj atıkları yönetim planını birlikte hazırlamakla ve Bakanlığa sunmakla, yönetim planı kapsamında gelişme raporlarını hazırlamak ve il çevre ve şehircilik müdürlüğüne sunmakla,
ç) Ambalaj atığı yönetim planı doğrultusunda, çalışmaları yürütmek, gerekli önlemleri almakla,
d) Ambalaj atıklarının evsel atık toplama araçlarına alınmaması için gerekli tedbirleri almakla,
e) Ambalaj atıklarının düzenli depolama sahalarına kabul edilmemesi için gerekli önlemleri almakla,
f) Çevre lisansı başvurusunda bulunacak olan toplama-ayırma, geri dönüşüm ve geri kazanım tesislerine çalışabilecekleri uygun alan temin etmekle,
g) Toplama ayırma, geri dönüşüm ve geri kazanım tesislerini belediye imar planları üzerine işlemekle ve altyapı hizmetlerini öncelikli olarak sağlamakla,
ğ) Ambalaj atıkları yönetimi kapsamında, bu Yönetmelikle sorumluluk verilen taraflarla birlikte eğitim faaliyetleri yapmak ve katkıda bulunmakla,
h) Ambalaj atıkları yönetim planı kapsamında toplanan ambalaj atıklarına ilişkin belgeleri düzenlemek ve/veya onaylamakla,
ı) Ambalaj atığı yönetimi konusundaki sorumluluklarını, gerekli görmesi halinde, yetkilendirilmiş kuruluşla işbirliği içerisinde yürütmekle,
i) Ambalaj atıklarının yetkili olmayan kişiler tarafından toplanmasını, taşınmasını, depolanmasını, geri dönüştürülmesi ve geri kazanılmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirleri almakla,
j) Tercih etmeleri halinde, afetzedelerin acil barınma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapılacak evlerin imalatında hammadde ihtiyacını karşılamak üzere, Polietilenteraftalat ambalaj atıkları toplama yükümlülüğünü yapılacak sözleşme ile Türkiye Kızılay Derneğine devretmekle, görevli ve yükümlüdürler.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Ambalaj Atıkları Yönetim Planı Nedir?

Ambalaj Atıkları Yönetim Planı: ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, taşınması ve geri dönüştürülmesi faaliyetlerinin çevre ile uyumlu şekilde gerçekleştirilmesine yönelik olarak yapılacak çalışmalar ile bu çalışmaların kimler tarafından nasıl, ne şekilde ve ne zaman yapılacağını gösteren detaylı eylem planıdır.

24.08.2011 tarih ve 28035 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin 6'ncı maddesi gereğince;

“Belgelendirme Dosyalarında Bulunması Gereken Bilgi ve Belgeler İle Belgelendirme Dosyalarının Hazırlanmasında Dikkat Edilecek Hususlara Ait Usul ve Esaslar”,

“Ambalaj Atıkları Yönetim Planının Hazırlanmasına, Uygulanmasına ve İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar”

“Yetkilendirilecek Kuruluşlarda Aranacak Kurumsal, Teknik ve Mali Özellikler İle Buna İlişkin Usul ve Esaslar”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca 22.10.2012 tarih ve B.09.0.ÇYG.0.10.04-145.07-12444 sayılı yazı ile yürürlüğe konulmuştur.

İlgili Dosyalar

  • Ambalaj Atıkları Yönetim Planı (AAYP) Formatı
  • Belgelendirme Dosyalarında Bulunması Gereken Bilgi Belgeler ile Belgelendirme Dosyalarının Hazırlanmasında Dikkat Edilecek Hususlara Ait Usul ve Esaslar
  • Ambalaj Atıkları Yönetim Planlarının Hazırlanmasına, Uygulanmasına ve İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar
  • Yetkilendirilecek Kuruluşlarda Aranacak Kurumsal, Teknik ve Mali Özellikler ile Buna İlişkin Usul ve Esaslar


Download Linkleri


İzleme Linkleri

İşbirliği Yaptığımız Belediyeler

1 Kaş Belediyesi Antalya
2 Çukurova Belediyesi Adana
3 Pozantı Belediyesi  Adana 
4 Çamlıdere Belediyesi Ankara
5 Elmadağ Belediyesi Ankara
6 Keçiören Belediyesi Ankara
7 Polatlı Belediyesi Ankara
8 Sincan Belediyesi Ankara
9 Finike Belediyesi Antalya
10 Kumluca Belediyesi Antalya
11 Altınoluk Belediyesi Balıkesir
12 Burhaniye Belediyesi Balıkesir
13 Bilecik Belediyesi Bilecik
14 Karacabey Belediyesi Bursa
15 Çan Belediyesi Çanakkale
16 Bozkurt Belediyesi Denizli
17 Çardak Belediyesi Denizli
18 Sarayköy Belediyesi Denizli
19 Odunpazarı Belediyesi Eskişehir
20 Tepebaşı Belediyesi Eskişehir
21 Isparta Belediyesi Isparta
22 Bayraklı Belediyesi İzmir
23 Buca Belediyesi İzmir
24 Foça Belediyesi İzmir
25 Gaziemir Belediyesi İzmir
26 Karabağlar Belediyesi İzmir
27 Menemen Belediyesi İzmir
28 Narlıdere Belediyesi İzmir
29 Seferihisar Belediyesi İzmir
30 Develi Belediyesi Kayseri
31 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kocaeli
32 Körfez Belediyesi Kocaeli
33 Ereğli Belediyesi Konya
34 Hüyük Belediyesi Konya
35 Selçuklu Belediyesi Konya
36 Mardin Belediyesi Mardin
37 Akdeniz Belediyesi Mersin
38 Mut Belediyesi Mersin
39 Yenişehir Belediyesi Mersin
40 Dalaman Muğla
41 Dalyan Muğla
42 Fethiye Belediyesi Muğla
43 Köyceğiz Belediyesi Muğla
44 MAR-İÇ Muğla
45 Marmaris Belediyesi Muğla
46 Milas Belediyesi Muğla
47 Ortaca Muğla
48 Turunç Belediyesi Muğla
49 Yalıkavak Belediyesi Muğla
50 Bafra Belediyesi Samsun
51 Salı Pazarı Samsun
52 Altınova Belediyesi Yalova


Download Linkleri


İzleme Linkleri

TÜKÇEV Marka Kullanımı

Piyasaya süren firmalar ambalajlarının üzerinde; TÜKÇEV Marka Kullanım Sözleşmesi kapsamında, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen esaslara uygun olarak toplama ve geri kazanım sistemine dahil olduklarını belirtmek amacıyla TÜKÇEV Geri Dönüşüm Logosunu kullanabilirler. Bu işaretleme gönüllülük esasına dayanır.

Çevre bilincini, ambalajlar ve etiketler yoluyla da arttırmayı hedefleyen TÜKÇEV, 2013 yılının başında, piyasaya ambalajlı ürün süren firmaların geri dönüşüme sağladığı katkıyı tüketicilere aktarmak ve çevre duyarlılığı konusunda firmaların ve tüketicilerin farkındalığını arttırmak amacıyla öncülük yaratan bir karar aldı.

TÜKÇEV, Piyasaya Ambalajlı Ürün Süren Firmaların; gönüllülük esasına dayalı olarak ürün etiketlerinde ve ürün ambalajlarının üzerinde kullanabildikleri, firmaların ambalaj geri kazanım yükümlülüklerini yerine getirdiklerini, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen esaslara uygun olarak bakanlığın "Atık Ambalaj Toplama ve Geri Kazanım" sistemine dahil olduklarını, özetle ürünün çevreden geri toplandığını ve geri dönüştürüldüğünü belirten TÜKÇEV Geri Dönüşüm logosunun kullanımını teşvik etmek ve yaygınlaştırmak amacıyla Bedelsiz Marka Kullanımı Kampanyasını başlattı.

Bedelsiz Marka Kullanım için başvuru yapan bütün Piyasaya Süren Firmalar bedelsiz olarak TÜKÇEV ile Marka Kullanım Sözleşmesi yapabilecek ve TÜKÇEV Geri Dönüşüm Logosunu ambalajlarında kullanabilecektir.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Geri Kazanım Yükümlülüğü

Malzemeye göre yıllık geri kazanım hedefleri (%)

Yıllar Cam Plastik Metal Kağıt / Karton
2005 32 32 30 20
2006 35 35 33 30
2007 35 35 35 35
2008 35 35 35 35
2009 36 36 36 36
2010 37 37 37 37
2011 38 38 38 38
2012 40 40 40 40
2013 42 42 42 42
2014 44 44 44 44
2015 48 48 48 48
2016 52 52 52 52
2017 54 54 54 54
2018 56 56 56 56
2019 58 58 58 58
2020 60 60 60 60

 

Kompozit ambalajların geri kazanımında; birim ambalajın bileşiminde bulunan ve ağırlıkça en fazla miktarı oluşturan malzemenin cinsine ait oran esas alınır ve kompozit malzeme toplanır.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Tedarikçiler

Tedarikçilerin yükümlülükleri

a) Ek-6’da yer alan Ambalaj Tedarikçisi Müracaat Formunu elektronik yazılım programı üzerinden doldurabilmek için kullanıcı kodu ve program erişim şifresi almakla,
b) Bir önceki yıl tedarik ettiği ambalajları için Ek-6’da yer alan Ambalaj Tedarikçisi Müracaat Formunu elektronik yazılım programı üzerinden doldurarak her yıl Şubat ayı sonuna kadar il çevre ve şehircilik müdürlüğüne bildirmekle, yükümlüdürler.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Satış Noktası

Satış Noktası : 200 m2’den büyük kapalı alana sahip toptan veya perakende satış yapan süpermarket, hipermarket gibi kuruluşlar satış noktası olarak tanımlanır.

Satış Noktalarının Yükümlülükleri

  • Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasını sağlamak amacıyla, satış noktalarının girişinde atıkların nihai tüketiciden ayrı toplanmasını ve türlerine göre tasnifini sağlamak ve bu amaçla tüketicileri bilgilendirmek üzere ambalaj atığı toplama noktaları oluşturmakla,
  • Ambalaj atıklarını, ilgili belediyenin sözleşme imzaladığı (Değişik ibare:R.G-30/3/2010-27537)(1) çevre lisanslı toplama ayırma tesisine, belediyenin Bakanlığa sunduğu ambalaj atıkları yönetim planı doğrultusunda bedelsiz olarak vermekle,
  • Bakanlıktan kod numarası almamış olan piyasaya süren işletmeleri tespit ederek Bakanlığa bildirmekle, kod numarası almamış işletmelerin ürünlerini satmamakla ve bu konuda yetkilendirilmiş kuruluşlar ile işbirliği yapmakla,
  • Bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen yükümlülükler doğrultusunda yapılan çalışmalara ilişkin bilgileri her yıl Şubat ayı sonuna kadar bulunduğu ildeki il çevre ve orman müdürlüklerine göndermekle yükümlüdürler.


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Piyasaya Süren

Piyasaya Süren: Bir ürünü Ambalaj Atıkları Kontrol Yönetmeliği kapsamındaki ambalajlar ile paketleyen gerçek veya tüzel kişi, üretici tarafından direkt olarak piyasaya sürülmemesi durumunda ambalajın üzerinde adını ve/veya ticari markasını kullanan gerçek veya tüzel kişi, üreticinin Türkiye dışında olması halinde, üretici tarafından yetkilendirilen temsilciyi ve/veya ithalatçı Piyasaya Süren olarak tanımlanır.

Piyasaya Sürenlerin Yükümlülükleri

  • Ürünlerinin ambalajlanması sırasında, ürünün kullanımı sonrası en az atık üretecek ve geri dönüşümü ve geri kazanımı en kolay ve en ekonomik olacak ambalajları kullanmakla,
  • Ürünlerin ambalajlanması sırasında tekrar kullanıma uygun ambalajları tercih etmekle,
  • Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-5 Piyasaya Süren Müracaat Formu’nu internet aracılığıyla doldurabilmek için Bakanlığa müracaat ederek internet erişim şifresi ile kod numarası almakla,
  • Bir önceki yıl piyasaya sürdüğü ürünlerin ambalajları için bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-5 Piyasaya Süren Müracaat Formu’nu internet aracılığıyla doldurarak bir sureti ile birlikte her yıl Şubat ayı sonuna kadar Bakanlığa göndermekle,
  • Bu Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde belirtilen Geri Kazanım Hedefleri'ni sağlamakla,
  • Hedefleri sağlamak amacıyla piyasaya sürdükleri ürünlerin ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması için belediyeler ve (Değişik ibare:R.G-30/3/2010-27537)(1) çevre lisansı almış olan işletmeler ile birlikte sözleşmeler yapmakla,
  • Yapılan sözleşmeler doğrultusunda hazırlanan ve belediyeler tarafından Bakanlığa sunulan ambalaj atıkları yönetim planına göre; ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, geri dönüştürülmesi ve geri kazanılması konularında tüketicileri ve belediyeleri bilgilendirici eğitim faaliyetlerinde bulunmakla ve ilgili harcamaları karşılamakla,
  • Belediyeler tarafından Bakanlığa sunulan ambalaj atıkları yönetim planına göre; ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, geri dönüştürülmesi ve geri kazanılması konusunda yürütülen çalışmalarla ilgili harcamaları karşılamakla,
  • Sözleşmeler doğrultusunda toplanan ve geri kazanımı sağlanan ambalaj atıklarına ait belgelerini, bu Yönetmeliğin 23 üncü maddesinde belirtildiği şekilde her yıl Şubat ayı sonuna kadar Bakanlığa göndermekle,
  • Piyasaya sürmüş oldukları ürünlerin ambalajlarının 15 inci maddede belirtilen değerleri sağladığını kontrol etmekle yükümlüdürler.

Piyasaya sürenler, bu maddenin birinci fıkrasının (ç), (d), (e), (f), (g) ve (ğ) bentlerindeki yükümlülüklerini yetkilendirilmiş kuruluşlara devredebilirler.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Ambalaj Üreticisi

Ambalaj Üreticisi: Ambalaj malzemesi ve ambalajın kendisini üretenler ile ambalajın doğrudan üretildiği ürünü piyasaya sürenlere tedarik edenler veya bu ürünleri ithal edenler Ambalaj Üreticisi olarak tanımlanır.

Ambalaj Üreticilerinin Yükümlülükleri

  • Ambalajın tasarım aşamasından başlayarak, üretim ve kullanım sonrasında en az atık üretecek ve çevreye en az zarar verecek şekilde ambalaj üretmekle,
  • Ambalaj malzemesini tekrar kullanıma, geri dönüşüme ve/veya geri kazanıma uygun olacak şekilde tasarlamak, üretmek ve piyasaya sunmakla,
  • Ambalaj atıkları yönetimi kapsamında tüketicileri bilgilendirici eğitim faaliyetleri yapmakla yükümlüdürler.

Ambalaj üreticilerinin bildirim zorunluluğu

  • Ambalaj üreticileri, bir önceki yıl ürettiği ambalajların piyasaya sürülmesi amacıyla kullandığı ambalajlar için bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek–4 Ambalaj Üreticisi Müracaat Formu’nu internet aracılığıyla doldurarak bir sureti ile birlikte her yıl Şubat ayı sonuna kadar Bakanlığa göndermekle yükümlüdürler.
  • Bakanlığın, bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (f) bentlerindeki yetkisini, il çevre ve orman müdürlüklerine devretmesi halinde ise il çevre ve orman müdürlüğüne göndermekle yükümlüdürler.
  • Formları internet aracılığıyla doldurabilmek için Bakanlığa müracaat ederek internet erişim şifresi ile kod numarası alınır. Ambalaj üreticileri, bu formlarda bir önceki yıl üretilen ve piyasaya sürülen ambalajların cinsi, üretim ve satış miktarları ile satış yapılan firmalara ait bilgileri belirtirler.


Download Linkleri


İzleme Linkleri

Neler Ambalajdır, Neler Ambalaj Değildir?

Aşağıdaki örnekler "Ambalaj" olarak kabul edilirler

  • CD kutusuna sarılmış streç film
  • Tek kullanımlık tabak ve bardaklar
  • Satış yerlerinde doldurularak kullanılan yapışkan film, sandviç torbaları, alüminyum folyo ve benzeri malzemeler
  • Hazır yiyecek ambalajları
  • Su, maden suyu, meyve suyu şampuan, deterjan ve benzeri ambalajların kapakları
  • Köpük, karton ve benzeri destekleyici malzemelere • Yumurta viyolleri
  • Her türlü oyuncak ambalajları
  • Dergi, kitap vb. basın yayınların ambalajları
  • Her türlü mobilya ve aksesuarların sarıldığı ambalajlar
  • Giysilerin taşınmasında ve satışında kullanılan ambalajlar
  • Fıçı, varil, bidon vb.
  • Her türlü promosyon ürünlerinin ambalajları
  • İplik, tuvalet kâğıdı, kağıt havlu vb ürünlerin sarıldığı makara ve masuralar
  • Kumaş ve benzeri ürünlerin sarıldığı rolik, konik, makara vb. ürünler
  • Kargo ve kurye sektöründe kullanılan zarflar, plastik poşetler ve koliler ve benzeri ürünler

Aşağıdaki örnekler "Ambalaj" değildir

  • Bitki saksıları
  • Tamir, bakım aletleri gibi saklama kutuları
  • Çay poşetleri
  • Peynirin etrafındaki balmumu tabakası
  • CD’nin içinde kendisiyle birlikte saklandığı kap
  • Tek kullanımlık çatal, bıçak, kaşık
  • Kapağın bir kısmını oluşturan rimel fırçası
  • Ambalaja takılan yapışkan etiketler
  • Ambalajlamada kullanılan plastik, metal ve benzeri şeritler
  • Deterjanların içinde bulunan ve doz ölçmede kullanılan kaplar
  • Alışveriş poşetleri
  • Kamera, fotoğraf makinesi vb. aletlerin muhafaza ve taşıma kutu ve çantaları
  • Sucuk, sosis, salam vb. ürünlerin kılıf ve zarları
  • İlk yardım seti kutuları
  • Kablo ve tellerin sarıldığı büyük makaralar

Satış yerlerinde doldurulmak üzere tasarlanan ve bu şekilde kullanılan ürünler ve satış yerlerinde satılan ya da doldurulması tasarlanan ve bu şekilde kullanılan tek kullanımlık ürünler, ambalaj görevi görmeleri şartıyla ambalaj olarak kabul edilir.

Ambalajın parçaları ve ambalajda bulunan destekleyici, yardımcı parçalar bütünleşik oldukları ambalajın parçası kabul edilir. Bir ürüne doğrudan asılan ya da takılan ve ambalaj görevi gören yardımcı parçalar o ürünün ayrılmaz bir parçası olmayıp, tüm parçaları ile birlikte kullanılıp, tüketilip, bertaraf edilmedikçe, ambalaj kabul edilir.



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Ambalaj Çeşitleri

Kağıt-Karton

Plastik Grubu

  • PET ( Polietilentetraftalat )
  • PE ( Polietilen )
  • PVC ( Polivinilklorür )
  • PP ( Polipropilen )
  • PS ( Polistren )
  • OPP ( Orient Propilen )

Metal

  • Çelik
  • Alüminyum

Kompozit

  • Kompozit (İçecek Kartonu)
  • Kompozit (Kağıt Ağırlıklı)
  • Kompozit (Metal Ağırlıklı)
  • Kompozit (Plastik Ağırlıklı

Cam

Ahşap



Download Linkleri


İzleme Linkleri

Ambalajın Tanımı

Ambalaj, bir ürünün bozulmadan, korunmasını, eklentilerden, süsleme veya etiketlemeden yararlanılarak reklam ve tanıtımının en iyi şekilde yapılmasını, taşınımının ve tüketicinin kullanımının kolaylaştırılmasını ve en az maliyetle tüketiciye ulaştırılmasını sağlayan bir araçtır.

Ambalaj atığı: Ambalaj ya da ambalaj malzemesi üretimi ya da herhangi bir üretim sırasında ortaya çıkan üretim artıkları hariç olmak üzere, ürünlerin tüketiciye ya da nihai kullanıcıya ulaştırılması aşamasında, ürünün sunumu için kullanılan ve ürünün kullanılmasından sonra oluşan, kullanım ömrü dolmuş tekrar kullanılabilir ambalajlar da dahil satış, dış ve nakliye ambalaj atığını, ifade eder.

Tanımlar ve açıklamalardan anlaşıldığı üzere ambalaj günümüzün tanıtım, reklam ve bilgilendirme görevinin büyük bir bölümünü omuzlamış ve koruma, taşıma, tanıtım gibi fonksiyonlarıyla hem teknik hem de estetik bir alan oluşturmuştur. Bu kadar gerekli ve önemli bir yere sahip olan ambalajın tekrar kullanım, geri kazanım ve geri dönüşümü ile çevreye en az zarar verecek şekilde değerlendirilip ekonomimize yeniden kazandırılması çalışma alanımızı oluşturmaktadır.



Download Linkleri


İzleme Linkleri